Ne kadar güzeldi kendi yolcusunun olması. Sahi, o güne dek hiç yolcusu olmamıştı. Ne garip bir duyguydu bu. Şaşırdı kendine. Beklediği bir treni de olmamıştı. Öylece herkes nasıl trenlere bakıyorsa, o da öyle gelip gitmişti o güne dek. Oysa şimdi beklediği bir tren vardı artık.
"Benim trenim" dedi kendi kendine, sonra "hayır" dedi; "aslında bu, Nadya'nın Treni"