Nehir

Nehir
@Nehir_11
"Alaca bir at koşar içimde. Zamansız, mekansız, nefese doğru.."
"Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..."
Sayfa 20·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"-Canım sevgilim... Benden uzakta geçirdiğin bu günlerde kendine çok iyi bakmalısın. Sokağa çıkarken atkını, şapkanı, eldivenlerini unutma..."
Sayfa 7·Kitabı okudu
Umutsuzluk Caddesi'nden geçerek Tükeniş Sokağı'na saptık.
Sayfa 4·Kitabı okudu
Kalabalıklar kadar yalnızım diyordu bir şair bir yerlerde. Bir başınayım bin asırdır sanki. Özlem bütün soğukluğuyla kesiyor soluğumu, Erbain dedikleri bu olsa gerek. Kışın en soğuk kırk günü diyorlar, zemheri diyorlar. Fakat bence bir insanın yüreği titrediğinde saran olmadı mı şefkatle, asıl Erbain budur. Yüreklerin mevsimlerden daha çabuk soğuduğu kırk günün adıdır. Kırk yılın hatırına kahve içen insanların kırk günde birbirine sıla olması da zemheridir. Her neyse Sohbet etmeyi çok sevdiğin biriyle iki kelime edememek de gurbettir diyordu, başka bir şair. Ve çocukluğumun umudu ay dede, yüzlük bir ampul gibi parçalandı geçenlerde içimde. Korkarım çocukluğumun uzağına düştüm. Sevdiklerimin uzağına düştüm. Kendimin uzağına düştüm. İnançlarımın tuzağına düştüm. Sevgilimin gözbebeklerinden düştüm. Nasılsa, düşe kalka demişti babam. Kalabalıklar kadar büyük benim yalnızlığım diyordu şair 20.001 hertz kadar sessiz şu harp meydanı gönlüm. Ölçsünler isterdim yüreğimin acı eşiğini sonra, sınırsız sevgi sonsuz dert açarmış insanın başına. Mutsuz pazar kahvaltılarının olmadığı, erbain'lerin yaşanmadığı, kimsenin düşe kalka büyümediği, ay dedenin hiç parçalanmadığı, insanların bir kahveye kırk yıl ısmarladıkları memleketime dönmek isterdim yalnızca. İp atlamak isterdim kalabalık sokaklarında ve, deli gibi susayıp kana kana aşk içtiğim yaşlarda kalmayı dilerdim uzunca. Şimdilerde uzaktayım kendimden bile. Tenhayım, huzursuzum, bir aksiyim ki sorma. Bırak o şairi bu yazarı, çık gel de yıkılsın artık buzdan evim. Isınsın memleketim. Çözülsün yüreğim. Çık gel işte, aldırma kara kışa derim..
Bağışla beni dostum, çok oyalandım. Hatıralardır zapteden ruhumu. Fakat nefesten de olsa, Zordur bu zincirin kırılması.
Sayfa 54·Kitabı okudu