Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Of, bir roman özgürce yazılmalıdır! İnsanoğlu güzel duygularla, berbat edebi eserler ortaya çıkarır. Ne kadar aptalca! Bu söze lanet olsun! İnsan kendini tamamen kaptırmadan roman nasıl yazsın ? Şayet tek bir söz, tek bir cümle, on farklı anlamda yüreğinde yankılanıyorsa kişi kalemini kırıp atmalıdır
Bu genç adamlar aile fertlerinden bahsederken hafif duygusal bir yüz ifadesi takınır. Ne var ki bu, yalnızca bir rolden ibaret. Bu ifade, küçük yaşlardan itibaren aldıkları eğitimin bir ürünü. Tıpkı "aile" denince "miras" sözcüğünün akla gelmesi gibi.