Elif

Elif
herkes bir şeye karşı küçük hanım, yatağında, uykuda rüyalarına karşı
9/10
·704 syf.··
2025 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 03:28
Çok uzun süren büyüleyici bir macera yaşamışım gibi hissediyorum. 700 sayfa.. Charlie’yle ve diğer tüm karakterlerle birlikte yaşadığım aylar süren o macera. Gerçekten ben de onlarla birlikteymişim, oradaymışım ve her şeye şahit olmuşum gibi. Stephen King’in daha önce korku içerikli bir kitabını okumuştum ve beğenmiştim, fantastik türde yazdığı bir kitabı ilk kez okumuş oldum. Bu kitapla ilgili beni büyüleyen en önemli etken şu, olay örgüsü yavaş işliyor ama okuru kesinlikle sıkmıyor. Mesela asıl olaylar sayfa 200’lerde başlıyor ama oraya gelene kadar okurken asla sıkılmıyorsunuz. Başta da söylediğim gibi, ben de Charlie’yle birlikte aylarca o dünyadaymışım gibi hissettim ve kitabı bitirdiğimde kendi dünyama dönmüşüm gibi geldi. Yorucu ama büyüleyici bir maceraydı. Charlie Reade, 17 yaşında başarılı bir sporcu ve lise öğrencisi. Küçükken annesini kaybetmiş olması ve ardından babasının bir alkolik olması gibi trajik olaylar nedeniyle erken olgunlaşmak durumunda kalmış. Charlie bir gün Çınar Sokak 1 Numara’da yaşayan, bütün komşularının çekindiği ve izole bir hayat süren Howard Bowditch'in bahçesinden gelen köpek uluması ile hayatının değişeceğinden habersiz ne olduğuna bakmaya gider. Bay Bowditch ciddi bir şekilde sakatlanmıştır ve Charlie onun hayatını kurtarır. Bay Bowditch hastanede sürecek tedavisi nedeniyle köpeği Radar’ı Charlie’ye emanet eder. Yaşanan olaylar silsilesi, Charlie’nin huysuz olarak tanınan Bay Bowditch'i gerçekten tanımasına ve köpeği Radar ile yakınlaşmasına zemin oluşturur. Bay Bowditch'in arazisinde bulunan esrarengiz kulübe ile ilgili gizemi de bu şekilde öğrenir. Bildiği bütün peri masallarının aslında gerçek olduğunu öğrenir ve hem Radar’ı, hem kendi dünyasını hem de diğer diyarları kurtarmak için bir yolculuğa çıkar. Sevgi, sadakat,
Peri MasalıStephen King · Altın Kitaplar · 2023775 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·128 syf.··
2024 24. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2024 16:07
Okuduğum ilk Ayfer Tunç kitabıydı. Çok çok çok beğendim. Kitaba başlamadan önce ‘Suzan Defter’ ne demek acaba diye çok düşünmüştüm, şimdi anlıyorum. Öncelikle kitabın yazım biçimine değinmek istiyorum. Kitapta iki karakterin günlüğü yer alıyor ve aynı günler üzerinden sol sayfada erkek karakterin, sağ sayfada kadın karakterin yazdıklarını okuyoruz. Kitabı iki farklı şekilde okuyabilirsiniz, ilki iki günlüğü de aynı anda okumak. İkincisi ise günlüklerden birini bitirip diğerine geçmek. Ben ikinci yöntemle okudum ancak kitabı tekrar okursam - ki okuyacağım - ilk yöntemle okuyacağım. Gelelim Suzan Defter’e. Sorunlu aile ilişkileri, aşk hikayeleri, yalnızlık, geçmiş ve gelecek kavgası.. Kitaptaki her karakterin hikayesi sizi kırıyor, üzüyor. Yaşanmamış şeyler, söylenmemiş sözler, karşılığı görülmemiş sevgi, yarım kalmış bir kara sevda. Günlüklerden birinin yazarı Ekmel Bey’den bahsedeyim önce. Ekmel Bey, emekli bir avukat. Günlüğüne şu cümleyle başlıyor, “Ölüm seninle bir anlaşma yapalım. Şu lanet olası defter dolduğunda bana gel.” Ekmel Bey, aşksız bir evliliğin meyvesi, mutsuz bir çocukluğu olmuş, bu mutsuzluğu evliliğine de taşımış ve aile yaşantısında da mutsuz olmuş bu nedenle eşinden ayrılmış, büyük bir evde tek başına yaşayan ve dış dünyayla ilişkisini kesmek isteyen emekli bir avukat. Hayata dair umutlarını yitirmiş, daima seyirci olduğuna inanmış bu nedenle hayatta bir iz bırakabilmek için bu günlüğü yazmaya başlıyor. Yazdığı ilk cümlede de söylediği gibi defter bittiğinde ölmeyi planlıyor. “Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde. -Ben de yaşadım, sizin kadar!-“ Arada sırada kendisini arayan kardeşi ve kızından başka kimsesi yok, onlarla da doğru düzgün bir sohbeti yok. Kendini eve kapatıyor ama dış dünyayla da iletişimini tamamen kesmek
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
8/10
·280 syf.··
2024 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2024 00:00
okurken binbir türlü duyguya sürükleneceğiniz, içinizi ısıtacak ve sizi evinizdeymişsiniz gibi hissettirecek bir kitap okumak istiyorsanız aradığınız kitap gizli bahçe. mary lennox, hindistan’da yaşayan 10 yaşında küçük bir kız. zengin bir ingiliz çiftin kızı, doğduğundan itibaren ebeveynleri tarafından ihmal edilmiş, evdeki çalışanlar onu büyütmüş ve mary ne istiyorsa yapmışlar. ta ki, bir kolera salgını patlak verip birkaç gün içinde mary dışında evdeki herkesi ölümüne sebep olana kadar. geriye sadece mary kalıyor. başka akrabası olmadığı için ingiltere’ye eniştesi bay craven ile yaşamaya gönderiliyor. misseltwaite malikanesi, büyük ve gizemli bir evdir ve sahibi bay craven, nadiren eve uğruyordur. yıllar önce bay craven’ın eşi bayan craven korkunç bir kaza geçirip vefat edince bay craven evden nefret etmeye başlamıştır ve bayan craven’ın bahçesinin kapılarını sonsuza dek kapatıp anahtarını gömmüştür. bu gizli bahçe ve onu çevreleyen gizem, kimsesi olmayan, huysuz ve aksi küçük bir kızın yani mary’nin ilgisi çeken tek şey olur ve bahçeyle ilgili sırrı öğrenmeye çalışır. ancak çok yakında keşfedeceği gibi, öğreneceği tek sır gizli bahçenin sırrı olmayacaktır. mary hiç sevgi görmemiş ve ihmal edilmiş bir çocuk. sevgi görmediği için sevmeyi de bilmiyor. kitapta bir çocuğun sevmeyi, sevilmeyi, duyguları, dostluğu ve kendini keşfetmesini okuyoruz. öyle güzel yazılmış bir kitap ki, bahçe ve doğanın anlatımı o kadar güzel ki okurken sanki siz de oradasınız, mary ile birliktesiniz. her bir satırı çok güzel, çok kıymetli ve çok samimi bir eserdi. mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 92. kitabı
lia ile tanışın. matematik dahisi. sihirbaz. üniversitede ne okumak istediğinden emin değil. pek çok kişiliği var ve sürekli farklı bir kimliğe bürünüyor. beckett ile tanışın. yakışıklı ve çekici. romantik. hayallerinizi destekler, sizi öpmek için iki ay bekler. on yedi yaşındaki lia sawyer’ın alması gereken bazı büyük kararlar var. annesi onun matematik üzerinden gelecek planları yapmasını istiyor ancak lia, küçüklüğünden beri sihirbazlığa ilgi duyuyor. hayatı boyunca bir kez yaşanacak bir sihir yarışmasına davet edildiğinde hiç düşünmeden katılmaya karar veriyor. eğer başarırsa sadece övünmekle kalmayacak, kendi tiyatrosunu kazanacak ve sihirbazlar arasında tanınmış olacak. lia ve rakipleri, bir grup profesyonel sihirbazı etkilemek zorunda. sihirbazların çoğu lia’yı hayatı boyunca tanıyan insanlar. hatta biri, eskiden büyükannesiyle evliydi. görüyorsunuz, sihir lia’nın kanında var. büyükannesi de tam bir profesyoneldir ancak yarışmadan hemen önce ortadan kaybolur. kaybolması yarışmanın bir parçası mı yoksa başka bir şey mi? gerçek ne olursa olsun, lia’nın büyükannesi ona destek olmak için etrafta değil. kaybolduktan sonra ellerine ulaşan mektupta büyükannesinden tek bir tavsiye olduğunu görüyor, blackwell erkeklerinden uzak durun. bunun için çok geç. lia’yı genel olarak sevdim, fikirlerinin değişmesine açık ama aynı zamanda kesinlikle gelenekleri kabul etmeyen, kararlı bir karakterdi. rakibi ve partneri olan beckett ile bağ kurmak benim için biraz daha zordu. bence okurlar onu ya başından beri sevecekler ya da tüm kitap boyunca ondan hoşlanmayacaklar diye düşünüyorum. ben seven taraftaydım ama dediğim gibi çok bağ kurabildiğim bir karakter olmadı. sahne büyüsü, sihirle ilgili olay örgüsü, etkileyici şovlar.. tüm bunlara bayıldım. bu kitap benim açımdan
Lia ve Beckett'in AbrakadabrasıAmy Noelle Parks · Artemis Yayınları · 2023127 okunma
8/10
·280 syf.··
2023 91. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 14:03
julie geleceği konusunda her şeyi planlamıştı. erkek arkadaşı sam de gelecek planlarının içerisindeydi. onunla birlikte küçük kasabasından taşınacaktı, üniversiteye gidecekti, hatta yazın japonya’ya gideceklerdi. ancak hayat, onlar için planlarını başka bir şekilde yapmıştı. sam’i kaybeder ve bu kayıp, julie’nin hayatındaki her şeyi beklenmedik bir şekilde değiştirir. artık evinin neresi olduğundan emin değildir, kalbi tam ortadan ikiye bölünür. cenazesine gitmeyerek onunla ilgili her şeyi bastırmaya çalışır. tek istediği her şeyin eskisi gibi olmasıdır. ve bu çaresizlik içinde, sam’in sesini duymak isteyerek, sesli mesajını dinlemek için onu arar... ve sam telefonu açar. julie’ye sam’e veda etmesi için ikinci bir şans verilmiştir ve julie şimdi sam’e veda ederek hayatına nasıl devam etmesi gerektiğini öğrenmelidir. bu kitabı okurken kalbim o kadar kırıldı ki. her birimizin yas tutma şekli farklıdır, julie’ninki benim için çok farklıydı mesela ama buna rağmen acısını hissettim. kusursuz bir karakter değildi, hatta yaptığı bazı şeyler sizi de kızdırabilir ama onda, hepimizi birleştirecek bir şeyler var. sevgi ve sevdiğin birini kaybetmenin acısı. yaşadığı kederin aşamaları arasındaki o duygu geçişlerini de julie ile birlikte yaşadım. yazarın yazım dili basit ama güzeldi, sam ve julie’nin telefonla iletişim kurmaları özgün düşünülmüştü. yürek buran bir kitap olsa da aslında bundan çok daha fazlası. büyülü gerçekçilik unsurlarıyla çok iyi yazılmış, kederin dürüst ve doğal bir tasviri.
Sam, Orada mısın?Dustin Thao · Yabancı Yayınları · 2023405 okunma