"Bakın çocuklar, ağaçlar kesilmekle ölmezler. Bir odun parçası, bir tahta haline geldiklerinde bile ısı ve nem oranlarından etkilenerek genişleyebilir, şişebilir, büzülebilirler. Buna marangozlukta “ ağacın çalışması” denir. Bu bölgenin mevsimleri değişken, iklimi çok kararsızdır. Isı ve nem oranı hızla değişir. Ani yükselişler ve düşüşler görülür. Tek bir ağacın tahtasından yapılan kapıların, pencere kepenklerinin, zamana ve iklime dayanıksızlığı, zamanında çoğu yoksul olan bu insanları farklı ağaçların tahtalarının bir araya getirilmesinden yapılan bu kapıları bulmaya yönlendirmiş olabilir. Böylelikle tutumlu bir davranışla hem artmış tahtalardan yararlanmış, küçük parçalan zi yan olmaktan kurtarmış, hem de daha dayanıklı kapılara sahip olmuşlardır. Künd kapılarda ceviz, abanoz, armut, elma, şimşir, sedir ve gül ağaçlan kullanılır. Bu ağaçların hepsini geçtiğimiz yollardan tanıyorsunuz, değil mi? Bunlar huylan ve tabiatlan farklı ağaçlardır elbet, tabi ısıya ve neme dayanıklılık ölçüleri de... Ama künd kapılar, aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşamasının, evrenin sembolü olduğuna işaret eder. Eddnabari'nin inanç ve yaşayış sisteminde bütün karşıtlıklar ve farklılıklar ayrılmaz bir bütündür. Her ağacın tahtası bir diğerinin zaafını telafi eder, onun dayanıksızlığının ziyanlarını gidermeye yarar. Bütünün ömrü böyle korunur. Bu aynı zamanda hayatın tarifidir. Bunu bilmek, bir kapıyı yalnızca bir eve, bir sokağa değil bütün bir hayata açar.