Hey, kızım sussana!
Kim var orada?
Sessiz ol! Herkesi uyandırdın!
Ama sarılıyordum ona
Kime?
Alt alta sıralanmış bu konuşma cümleleriyle başlar kitap. Yer hastane, çocuk yaşta üç kişi ve onlara bakmakla görevli bir hemşire. Hemşirenin varlığını aralarında geçen konuşmalardan anlarız. Arap olduğunu ve sürekli ağladığını söyler biri. Yine aralarında geçen konuşmalardan Tel Aviv’in işgal edildiğini öğreniriz, dışarıda top sesleri vardır. Karartma olduğu için birbirlerini görmeden yaparlar bu konuşmaları. Üç dört sayfa boyunca böyle kısa cümlelerle kurulur aralarındaki ilişki. Yavaş yavaş çözülür ve birbirlerine içlerinde biriken, onlara acı veren duygularından ve çocukluklarından söz etmeye başlarlar. Aralarındaki buzlar çözülmüş ve uzun çok uzun yıllar sürecek arkadaşlıkları başlamıştır artık.
Ora, İlan ve Avram… Artık adlarını biliyoruz. Kitap, bu üç kişinin yaşamları üzerine muhteşem bir şekilde kurgulanmış.
Ora’nın evden kaçarcasına ayrılmasıyla birlikte başlar hikayenin en can alıcı kısmı. Geri dönmesi mümkün değil, çünkü kurallardan biri de bu, ona zulmedenlere karşı hilesi Ora’nın: Asla yolundan dönme.
Bu kitap bir yolculuk hikayesidir de bir yerde. İnsanın kendine, geçmişine yolculuktur. Ora ve Avram, birlikte asla geri dönmemek üzere başladıkları bu kaçış yolunda sürekli geri dönüşler yaşarlar; en ince ayrıntısına kadar hatırlayıp anlatırlar birlikte geçirmedikleri anları. Bunun, kaçtıkları şeyden kendilerini kurtaracağına ve iyileştireceğine de inanırlar. Eksik karelerin doldurulması gerektiğini düşünür Ora...
Daha çok da Ora anlatır hikayeyi.Bir annenin duyabileceği en doğal korkuyla başlar öyküsü. Avram’ı da yanına alır kaçarken. Bir boşluğu doldurmak, Avram’ı uzak kaldığı bir sürecin içine bir şekilde dahil etmektir niyeti. Geçmişe dönmek, onu