Uzun zaman sonra okuduğum en etkileyici fantastik romandı. Çok başarılı seçilmiş bir konu, ustalıkla işlenmiş karakterler ve özenle yaratılmış mükemmel bir dünya.
Ana karakterimizin gelişiminden yan karakterlerin gelişimine kadar, yaşadıkları en ufak bir olaya varana kadar etkiliyor insanı. O kadar alışıyorsunuz ki her şeye sizden bir parça oluyorlar hepsi.
Gerçi bazı çok sevdiğim yan karakterlerin kitabın sonunda bu kadar hava da kalması, değinilmemesi beni fazlasıyla üzsede çıkacak bir kitap daha olduğunu -muhtemelen yan hilaye- bildiğim için umudumu yitirmiyorum.
Ayrıca muhteşem bir finaldi eklemeden geçemeyeceğim. Üzdü, sinirlendirdi, mutlu etti... Her bir duyguyu sonuna kadar yaşarttı. Böyle bir kitap okuduğum için hem çok mutlu ve bittiği için de bir o kadar mutsuzum.
Başucu kitaplarım da en üst sıralarda yerini aldı ve kolay kolay da tahtından edilemeyecek gibi duruyor.
“Bit lütuf gibi.
Bütün hepsi.”
Beni birçok tehlikeden kurtaran arkadaşım.
Kırılıp yorgun düşmüş ruhumu iyileştiren sevgilim.
Yaşanan tüm aksiliklere rağmen beni beklemekten umudunu kesmeyen eşim.
“Beni seviyor musun?” diye sordum.
Başını öne arkaya salladı.
Yoksa sevmek kelimesi, bana karşı hissettiklerini, benim için yaptıklarını ifade etmekte zayıf mı kalıyordu? Benim ona karşı hissettiklerimi?
Kaseyi önüne koydum. “Afiyet olsun.”