Sophie Kinsellanın açık ara farkla ennn sevdiğim ve ilk okuduğum romanı. Beni bu yazarla tanıştıran, o yüzden bende ki yeri bambaşka bir roman. Gecenin bir yarısı okurken kahkahalarla güldüğüm, yer yer üzüldüğüm ve yüzümde kocaman bir tebessümle bitirdiğim bir baş yapıt.
Bu yazara bayılıyorum. Kurgularının hastasıyım. Aşk olgusuna sihirli cümleleriyle dokunuşlarına, yarattığı karakterlere, karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerine bayılıyorum. Aşk konusunu o kadar ustaca işliyor ki kendinizi bu sihirli dünyaya anında kaptırıyor ve karakterler için mutlu olup üzülebiliyorsunuz.
Kısaca gözüm kapalı tavsiye edebileceğim ender yazarlardan.
Moralin mi bozuk, canın mı sıkılıyor çak bir Sophie Kinsella ve keyfine bak.
Gideyim de bir milyonuncu kez bu kitabı tekrar okuyayım.
Herkesin kusurları vardır. Fixie’n de var: Düzen takıntısı. Eğri duran şeylere kocaman bir zaafı var düzeltmeden duramıyor. Kendisiyle hiç alakası olmasa bile yanlış olaylara burnunu sokmadan duramıyor. Eh olaylar tam da burada başlıyor.
Başrol kızımız Fixie’n hayatta ki en büyük önceliği ailesi. Haksızlığa uğrasa bile aman ali rıza bey tadımız kaçmasın diye düşünüp alttan alan bir tip. Kendisi sonuna kadar haklı olsa bile. Ve bir de abisi ile ablasının karşısında da kocaman bir aşağılık kompleksi var. Bu iki nedenden dolayı sürekli geri planda sessiz durmayı tercih ediyor. Taaki jönümüz Sebastianla tanışana kadar. Gerçi her şey yolunda gidiyor da diyemez çünkü geçmişinden gelen eski bir sevgilisi de var. Ryan. Sebastiandı ailesiydi Ryandı derken her şey tepetaklak oluyor ve ver elini kaos.
İşin aslı Sophie kinsella benim en sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Hele de bu türde başı çeken ilk ve belki de tek isim. Son zamanlarda çıkardığı kitaplarında biraz değişikliğe gidip benim alışık olduğum ve bayıldığım tarzından uzaklaştığı için biraz kalbim buruktu. Bu kitabın başlarında da o havayı sezdim. Kitabın ilk yarısı yeni tarzında ilerlerken ikinci yarısında olaylar öyle bir değişiyor ki bildiğim Sophie Kinsella sahalara iniyor resmen. Komik, romantik ve beklenmeyen olaylar silsilesi.
Ben Sophie Kinsellanın aşka bakış açısını çok seviyorum. Onu kaleme alışını. Bildiğimiz aşk hikayelerindense bunu çok daha değişik çok daha komik bir şekilde bizlere sunabilen bir yazar. Karakterlerin ilk tanışmaları hem komik hem de buram buram romantizm kokar. Ve bunu cidden bu derece başarılı bir şekilde bizlere geçirebilen başka bir yazar da tanımadım ben. Bu türde yani. O yüzden ölümüne Kinsellaaaa
Klasik bir Sophie Kinsella severiyseniz içiniz rahat olarak bu kitabını da alın, okuyun.
“Moral desteği olarak buradayız,” dedi Nicole. “Hızlı gitmek istersen yalnız git,” dedi bilgece, bana şöyle bir bakarak. “Uzaklara gitmek istersen, beraber git.”