“Güzel kaydın,” dedi, bana hançerler fırlatarak. “Bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum.”
Yapmamalıydım, farkındaydım, yapmamalıydım...
Ama kendimi tutamadım.
“Eh, ne bileyim,” dedim ve Briony’ye tam da bana hastanede baktığı gibi acıyarak baktım.
“Ben şöyle düşünüyorum, layıkıyla yapmayacaksan, çaba göstermek boşuna?”
Aynada yansımama baktım ve yüzümü buruşturdum. Kafamın yarısı 18. Yüzyıl kralları gibi lülelerle doluydu. Geri kalanıysa mısır püskülü gibi dümdüz ve yapışıktı, sanki dansa kaldırılmamış bir kız gibi duruyordu.
“ “Ay günlüğü” serisi sona erdi. Artık hiçbir masalda böyle bir tat bulamayacaksınız. Kendi masalınızı yaşasanız bile.”
Kitabın arka kapak özetinde bu cümleleri okuduğumda “vaay baya iddalı cümleler” diye geçirmiştim içimden. Kitap bittiğinde ise ne kadar haklı olduğunu öğrenmiş oldum.
Bir kere seri baştan sona efsane bir kurguya sahip cidden yazarı tebrik etmek gerek. Sen yüzyıllar öncesinde yazılmış süklüm püklüm piremsesleri al, bizim karşımıza dünyanın kurtarıcıları olarak modern zamanda çıkar. 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Onu da geçtim bu kadar güzel bir uyarlama olabileceğini bile düşünmezdim fikir aklıma gelse dahi.
Kurgu mükemmeldi, karakterler ayrı ayrı bir şaheserdi. Yaratılan dünya, diyaloglar, betimlemeler, yazarın dili... Hangi birini öveyim ki.
Son kitap değil 800, 1000 sayfa da olsa okuturdu çünkü heyecanın gram düştüğü tek bir an bile olmadı. Yazar her karakteri ön planda tutarak hepsine ayrı ayrı gayet güzel, heyecanlı finaller yaptırdı. Tüm iş tek bir karaktere değil de tüm karakterlere dağıtıldığı için daha da bir keyif aldım.
Hepsini ayrı ayrı çok sevdim çok benimsedim.
Çok nadir de olsa bu kitaba kötü diyen bir inceleme gözüme çarptı da demin. Yapmayın bu seriye çöp diyen çarpılır. Kötü kitapları okey gömün de çıktığı andan itibaren zirveye oturan, acayip bir kurguyu böyle bir ustalıkla ilmek ilmek işleyen, en yan karakterini bile bize benimsetebilecek kadar sevdiren bir kitaba ıhh olmaz. Bu kitap mükemmeldi. Bu kitap benim için bir sanat eseri.
Çarpılırsınız aman diyim...
Her neyse benim baş tacımsın artık. Top 5’m de ilk sıralardasın.
Bir müddet zaman sonra mutlaka okuyacağım ve aynı keyifi alacağımı düşündüğüm nadir eserlerden birisin.
Çok güzeldin beee