Beste

Beste
@Neokuyorsun
Kappa gibi farklı evrenlerin oluşturulduğu kitapları okumayı seviyorum ancak bu evren yolu ile yazarın satır aralarına gizlediği her eleştiriyi yakalayabildiğimi veya doğru anlayabildiğimi düşünmüyorum. Bu yüzden Kappa’ya dair kendi çıkarımlarımı not almak istedim: (⚠️SPOILER⚠️) 1-İnşaatçı insanın bir kappa ile evlenmesi ve kappanın onu aldatmasına rağmen terk etmemesi: İnsanlar kappa dünyasında ayrıcalıklara sahip. Kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece karşılaştığı ahlaksızlıklar bu insan için bir sorun değil. 2- Kappaların çıplak gezmesi ve insanların giyinmesini komik bulmaları: Her toplumun doğduğu andan itibaren sorgusuz kabul ettiği ve normalleştirdiği şeyler var. Mesela; kıyafet giymek ve giymemek. Biz çıplak gezmeye ayıp diyoruz ama bu ayıbı en başta kim çıkardı ve hepimizi buna ikna etti? Toplumun bu şekilde bazı ortak algıları var, farklı kültürlerin anlaşamama sebebi de bu olabilir. 3- Doğumu yaklaşan kappaların karnına seslenip bebeğe doğup doğmak istemediklerini sormaları: Doğmak bizim seçimimiz değil. Dünya’ya kendi isteğimizle gelmiyoruz ve aslında bu hayatta yaşamaya mecbur bırakılıyoruz. Yazarın annesinin şizofren hastası olması, bu nedenle genlerinde gizlenen delilikten korkması ve intihar etmesi de bu olaya kendi hayatından bir gönderme gibi geldi. 4-Şair Tok’un aile hakkındaki yorumları: Şair Tok kendini üst-kappa (üst-insan) olarak görüyor ve bu nedenle evlenmeden birlikte yaşamayı buna uygun görüyor. Aile kurumunu saçma bulmasına rağmen aile ortamlarını gördüğü zaman kıskanıyor. Herkesten farklı olmayı bir üstünlük olarak görmek ve aile yapısında batılılaşma hevesine bir eleştiri olabilir. Çünkü ara ara kappalar diyarında aile yapısının bozulmuş olduğu ve herkesin birbirinin kuyusunu kazdığı anlatılıyor. 5-Ünlü besteci kappa Krabak’ın
Beste
7-Hırsızlık yapan Kappa’nın cezalandırılmaması: Suç tarafsız bir şekilde kişiden bağımsız olarak değerlendirilmek yerine cezalar kişiye göre şekilleniyor. Bu gönderme bana rütben değişirse adalet terazisi de ona göre şekillenir diye düşündürttü. 8-Şair Tok’un intiharı: Hastalıklardan yıpranmış ve şair olarak yorgun olduğu vurgulanmış. Yazarın kendisine bir gönderme olabilir diye düşündürttü. Ayrıca kappaların bu olaya aşırı tepki vermemesi intiharın toplumda normalleştirildiğini de gösteriyor gibi. 9-Dini örnekler veren ihtiyar: Bu evrende önce kadın yaratılmış. Dünya’daki inanışa/rivayete göre erkeğin kaburgasından kadın yaratılırken, kappalar diyarında kadının beyninden erkek yaratılmış. Mevzuya hakim değilim ama japon kültüründe cinsiyet rollerinde hiyerarşik bir durum olduğunu söyleyenler var. Burada ve dişi kappaların erkek kappaları tavlamaya çalışmasında buna gönderme yapıldığını düşünüyorum. Gerçi Japonya’da cinsiyet ayrımcılığını yasaklamaya dair anayasa 1947’de çıkmış. Yazar 1927’de vefat ettiği için büyüdüğü toplumdan bu konuda farklı düşünüyor mu bilemiyorum… 10-Dini örnekler veren ihtiyarın dinsiz çıkması: Bizim dinimiz şöyle, bizim dinimiz böyle diye her detayı anlattıktan sonra ihtiyar kappanın “ben dinsizim” itirafı bana dilinden dini düşürmeyenlerin aynı zamanda dinden en uzak olan insanlar olması evrensel miymiş diye düşündürttü. 11-Kendi dünyasına dönen insanın kappalar diyarına geri dönmeye çalışması: Farklı düşüncelere maruz kalarak zamanla değişen algısı sebebiyle artık iki diyara da uyum sağlayamaması ve aklını yitirmesini gösteriyor. Karakter ne kappaların düşüncelerine tamamen uyabiliyor ne de artık kendi dünyasının düşüncelerini savunabiliyor. Yazar savaş, siyaset ve edebiyat gibi konulara da gönderme yapıyor ancak onlarla ilgili net bir fikir yürütemedim. ☺️
Reklam