Hüküm Gecesi, II. Meşrutiyet döneminin tam ortasına bırakıyor sizi. İttihat ve Terakki iktidara gelmiş, herkes bir şeylerin düzeleceğini düşünüyor, ama Yakup Kadri o iyimserliğin nasıl çözüldüğünü sayfa sayfa gösteriyor. Ahmet Kerim muhalif bir gazeteci, doğruyu söylemeye çalışıyor, bedel ödüyor ama en sonunda karşısındakilerle arasındaki farkın sandığı kadar büyük olmadığını görüyor.
Kitabın güçlü yanı şu, karakterler sadece karakter değil, bir dönemin farklı yüzleri. Kim ne derse desin arkasında bir çıkar, bir hesap var. Umut çok çabuk çıkar ilişkisine dönüşüyor ve bu dönüşümü Yakup Kadri hiç zorlamadan, doğal akışı içinde veriyor.
Dili dönemine göre ağır sayılmaz, ama dikkatli okuma istiyor. Memleketin o buhranlı yıllarını roman diliyle okumak isteyenlere tavsiye ederim.