Arınmamış, kemale erememiş insan, herşeyi kendinden, benliğinden ötürü sever.
Başkalarına duyduğu sevgiler, kendine duyduğu sevginin değişik dışavurumlarıdır. Çiçekleri değil, çiçekler üzerinden yaşadığı duyguları sever. Çocuklarını değil, onların annesi veya babası olmayı sever. Başarıyı değil, başarıyla anılmayı sever. Mutluluğu değil, mutlu olanın kendisi olmasını sever.
Dinini değil, o dine mensup oluşunu sever. İşini değil, o işi kendisinin yapıyor olmasını sever. Memleketini değil, o memleketi, içinde o yaşadığı için sever. Karşısındaki insanı değerli olduğu için değil, onun kendisinde meydana getirdiği hissi ve heyecanı sever. Sevdiğini düşündüğü kişilerdeki ona dönük faydaları ve zevkleri sever. Sevmeyi değil, sevilmeyi sever. Sevmediklerini de, sevgiye layık olmadıkları için değil, kendi nefsine duyduğu hayranlık hislerini beslemedikleri için sevmez.