Bir eve sahip olma uğruna hayatı taksit ödemekle geçen, ardından hemen ikincisini almak için yeniden borç altına giren, o da bitince yazlık ev, peşine kışlık ev, bir de çocuğa ve toruna ev diye diye sonu gelmez mülk hülyalarıyla yorulan bir zihin-de, bu tür hırslarla yıpranan bir kalpte Allah'ı arzulayacak derman kalabilir mi? "İlla ev" diyen biri, "İlla Allah" diyebilir mi? illa makam, illa şöhret, illa şu insan, illa bu insan, illa başarı, illa mutluluk, illa zenginlik diyen biri, illa Allah diyebilir mi?
Ebediyetle ancak doyabilen, ebedi Zattan başkasına tahammül edemeyen latifelerini "illa" dediği bu sevdalar doyurabilir mi?
Arınmamış, kemale erememiş insan, herşeyi kendinden, benliğinden ötürü sever.
Başkalarına duyduğu sevgiler, kendine duyduğu sevginin değişik dışavurumlarıdır. Çiçekleri değil, çiçekler üzerinden yaşadığı duyguları sever. Çocuklarını değil, onların annesi veya babası olmayı sever. Başarıyı değil, başarıyla anılmayı sever. Mutluluğu değil, mutlu olanın kendisi olmasını sever.
Dinini değil, o dine mensup oluşunu sever. İşini değil, o işi kendisinin yapıyor olmasını sever. Memleketini değil, o memleketi, içinde o yaşadığı için sever. Karşısındaki insanı değerli olduğu için değil, onun kendisinde meydana getirdiği hissi ve heyecanı sever. Sevdiğini düşündüğü kişilerdeki ona dönük faydaları ve zevkleri sever. Sevmeyi değil, sevilmeyi sever. Sevmediklerini de, sevgiye layık olmadıkları için değil, kendi nefsine duyduğu hayranlık hislerini beslemedikleri için sevmez.
Ey miskin!
Ucüb; kendini beğenmişlik atından in!
Nice hatalar, nice sürçmeler vardır ki, kişiyi
çukura düşürür.
Nice ilimler vardır ki, semeresi cehalettir. Nice cahillikler de vardır ki, semeresi ilimdir.
İlmin getireceği efendilik sende nasıl bulunsun ki, sen, ilmine zillet kisvesini giydirmişsin!
"Nasılsın?" diyorlar. Yalan bir soru bu. Cevabı asla merak edilmeyen, önemsenmeyen, dinlenmeyen... Sağ ol sağ ol iyiyim ey soran. Ödeşelim der gibi, bir yalan da benden, "Sen nasılsın?"
Ne demeye böyleyiz ki biz? Merak edersen gerçekten, kafası karışık ve kayıp bir tefekkürüm kendi içimde. Nasıl mıyım? İyiyim en
kötüsünden. Ve kötüyüm... En iyisinden. Bu sana herşeyimi anlatan son kelam. Vesselam...