İnsanların birbirlerinin huzurunu bozmasından rahatsız olurum ben, en çok da genç insanların hayatlarının en güzel çağında,bütün sevinçleri alabildiğine çok kucak açabilecekleri zamanda birkaç güzel günü surat asarak birbirlerine zehir etmeleri ve ancak çok sonradan kaybettikleri şeyin telafisinin olanaksız olduğunu görmeleri canımı sıkar.
İnsan,annesinin öldüğü gece de üşüyordu.Artık birlikte üşümeyeceklerdi.Annesinin oturduğu koltukta sanki kocaman bir delik vardı artık.Sanki bir duvar yıkılmıştı:Gerisinde bu büyük,karanlık ve ürkütücü boşluğun bulunduğu bir duvar.Bu duvar korumuştu onu yıllarca karanlıktan.Artık bir şey görmek mümkün değildi.Artık onu hiç kimse anlamayacaktı.
Kendine güven olmadan besikteki bebekler gibiyizdir.Bu ölcüye vurulmaz ancak yine de paha bicilmez niteligi en cabuk nasil uretebiliriz?Diger insanlarin kendimizden asagi oldugunu dusunerek.