Ölülerin hayattan tek bek-lentisinin bu olduğunu fark ettim birden: Adının anılması. Kısacık bir hatıranın içinde bahsedilmek. Eski bir plaktan süzülen şarkıya mırıldanarak eşlik etmek kadar sımsıcak bir andı
"Anne kediler sütünün diğerlerine yetmeyeceğini görünce bir yavrusunu terk edermiş ya, işte onun gibi annem de bana sütü-nün yetmeyeceğini biliyordu. Sevgisi, merhameti, şefkati, mecali yetmedi bana. Bir kurban gerekiyordu. Hayata katlanacak gücü tükettiği sırada ben geldim ama..."
Kardeşlerimle birbirimizin dünyasına hep yarım yamalak dokunduk; ne doğru düzgün bir arada olabilmeyi başarabildik ne de hiç umursamadan kopabilmeyi. Onlar için önemli olan hiçbir şeyin benim gözümde değeri yoktu artık.