“Yusuf güçlüydü bu yüzden. Bir mazlum ahının gök kubbeyi sarsacağı bilgisiyle. Devranın gün gelip de döneceğinin haberiyle. Ne ki var zerre kadar şer ne ki var zerre kadar hayr, bir gün şaşmaz bir terazide tartılacağının emniyetiyle.”
“Dünyadaki tüm iyi insanlar bir araya gelseydi, ama sadece lafta değil, gerçekten evlerinden çıkıp yan yana dursaydı, elimizden neler gelmezdi ki? Ama herkes sesini çıkarmaktan korkuyor.”
Her şey ona o kadar açık bir biçimde “huzur huzur” diye bağırıyordu ki dünyanın çıldırdığını bildiği halde karşısındaki güzelliklere inanıyor birkaç saatliğine kendisine
vatan olarak seçtiği bu ülke sayesinde asıl vatani unutuyordu.