Tutsak - Anne Michaels
Selamlar
Tutsak, 1917’de savaşın ortasında ağır yaralanan John’un zihnindeki o darmadağın anılarla başlayıp dört kuşağa yayılan, zamansız bir hikâye. John ve Helena’nın aşkından başlayarak 2025 yılına kadar uzanan bu süreçte; sevginin ve travmanın nesiller arasında nasıl sessizce aktarıldığını okuyoruz.
Aslında yazarın ismi pek yabancı değil; kendisi o meşhur Bölük Pörçük Anılar kitabının yazarı ve ödüllü bir şair. Bu kitapta da o şair kimliğini her satırda konuşturmuş
Dürüst olmam gerekirse, bu kitapla bağ kurmam epey zaman aldı. Yazarın o aşırı parçalı, sürekli zaman atlayan ve fazlasıyla kapalı anlatımı beni yer yer gerçekten zorladı. Klasik bir olay örgüsü beklerken kendimi bir duygu bulutunun içinde buldum ve içine girmekte güçlük çektim Ancak o zorlandığım sayfalarda bile öyle derin cümlelerle karşılaştım ki, bazı yerlerin altını çizmeden geçemedim.
~Özetle; konusu ve altını çizdiğim o vurucu kısımlar ne kadar kıymetliyse, anlatım tarzı da bir o kadar sabır ve odaklanma istiyor. Akıp giden bir roman değil de, yavaş yavaş sindirilmesi gereken, her satırda durup düşünmenizi bekleyen bir eser
|Sizin de konusu ilginizi çekmesine rağmen diliyle sizi biraz uğraştıran, yine de o güzel cümleleri için vazgeçmediğiniz kitaplar var mı?
.
.