Nesile

Kırmızı Saçlı Kadın
Puan vermedi·211 syf.··
2025 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 00:00
Kitabı anlatmadan önce Orhan Pamuk ile tanışmamdan bahsedeyim. Her öğrenci gibi lise zamanlarında ders esnasında gördüğüm yazarlardan biriydi. Ama o zamanlar edebiyat öğretmenimin ülkeyi kötüleyerek Nobel aldı gibi bir cümle kurmasından dolayı bu zamana kadar hep önyargıyla yaklaşıp okumamıştım. Son zamanlarda Türk edebiyatı da okumaya başlayınca, okuyayım iyi mi kötü mü ben karar vereyim diyip en dikkatimi çeken kitabı olan kırmızı saçlı kadını okumaya başladım. Kitabın anlatıcısıyla okumaya başlar başlamaz garip bir bağ kurmuştum bile. Anlatıcının edebi yönünden ve benzer bakış açılarına sahip olmamızdan dolayı oluşmuş olabilecek bu bağ kitabın içerisine daha çok çekiyordu beni. Anlatıcının kitaplar hakkında verdiği bilgiler, yaptığı şehir betimlemeleri, dönemin siyasal meselerini anlatışı da ayrıca hoşuma giden detaylardı. Ve başta Orhan Pamuk'a olan önyargım da ülkemizde yapılan yanlıs batılılaşmayı, modern olma çabasıyla köklerimizden kopuşumuz ve edebiyatımızı unutuşumuzu işlediği kısımlar sayesinde kırıldı. (Bu kısım biraz spoiler içerebilir) Kitapta asıl dikkatimi çeken tema kaderdi. Başta Cem'in babasının onu ve annesini terk ettiği için öngören kasabasına gidişi, kırmızı saçlı kadınla tanışması, Mahmut ustasını babası yerine koyması, bir kaza sonrası onu öldürdüğünden emin olmamasına rağmen o kasabadan kaçması, ve zaten baba hasreti çeken biri olup bir de babası yerine koyduğu adamı öldürmenin verdiği pişmanlıkla hayatının ilerleyen süreçlerinde babayı öldürmek üzerine olan hikâyelere merak salışı özellikle kral oidipus ve "rüstem ile sührab"ın öykülerine olan ilgisi ile baba-oğul meselelerine olan yaklaşımını görüyoruz. Ama bir gün ne yaparsak yapalım geçmiş peşimizi bırakmadığı için (belki de kaderden) Cem bazı gerçeklerle karşı karşıya gelir ve yolu
1000Kitap
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nasıl Ölünür
Puan vermedi·48 syf.··
2025 7. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2025 00:31
Öncelikle, kitap ölme yöntemlerini anlatmıyor. Ve 47 sayfalık kitabın bir insanı bu kadar sarsması normal değil. 5 öuküden oluşan bir kitap. Öyküdeki her karakter ve çevresindeki insanlar ölümün yaklaştığının farkında. Ölecek kişilerin yalnızlıkları ve onların ölümünden sonra en yakınlarının normal akışa dönüş hızının korkunçluğu... Çok iyi işlenmişti öyle ki şu an bile etkisindeyim ve kendi ölümümü düşünmeye başladım. Kitabı üstüne düşüne düşüne, yavaş okuyon diyenler olmuş. Ben şahsen ara vermeksizin okudum ve ilk öyküdeki aristokrat ve son öyküdeki köylünün defin işlemleri arasındaki farkı çok net hissettim. Aspergillum detayı bile etkileyiciydi. Kitabı kesinlikle öneririm. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
1000Kitap
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
9/10
·184 syf.··
2025 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2025 00:00
Muzaffer izgü bu güne kadar mizah yazarı olarak ezberimdeydi ama daha önce hiçbir kitabını okumamıştım. Bu kitabı sahafta görür görmez aldım ve akşamında hemen okumaya başladım. Kitabın daha ilk hikayesinde "Evet, adam ününün hakkını veriyor" dedim. Kitap öyküler şeklinde oluşuyor ve çoğunda bir baş kahraman var. Bu kişi bazı öykülerde iyi biri, bazılarında kötü ama ortak yanları; bu kişiler üzerinden toplumdaki sorunlar gayet iyi açıklanmış. Genel konular; torpil, rüşvet, devlet malını kendi çıkarları için kullanan müdür ve diğer üst mertebeler, milletçe sahip olduğumuz kötü özellikler şeklindedir. Ve bu konulardan da hareketle iyi özelliklere sahip karakterlerin varlığını sürdürememesi,tam tersi karakterin ise refah içinde bir yaşam sürdüğünü görebiliriz. Yazar bu öyküleri gayet normal bir şeymiş gibi anlatıp bizim de artık bu olanları ne kadar kanıksadığımızın ve normalleştirdiğimizin farkına vardırıyor. Ve bence kitabı etkileyici kılan şey tam olarak yazarın bu anlatım biçimidir. Kitapla ilgili düşüncelerim bunlardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
1000Kitap
Devlet Babanın Tonton ÇocuğuMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınevi · 2006116 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2025 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 00:00
Yazardan okuduğum ilk kitap insanlığımı yitirirkendi ve favori kitaplarımdan biri olmuştu. Bu kitabı da o nedenle okumaya başladım ve yine yazara hayran oldum. Kitapta belli bir olay yok. Ailesinden geriye kalan tek kişi annesi olan fakat annesinin de ona olan tutarsız davranışlarından dolayı yalnızlık çeken bir kızın dünyaya olan bakışı,duygu ve düşünceleri anlatılıyor. Bazen kızın geçmişine de gitsek genel akış bu şekilde. Ve bence bu kızın kişiliğini ve düşünce yapısı hâlâ oluşmamış. Bunu bazı paragraflarda başta anlatılan şeyin sonda tamamen zıttı bir şekilde bitmesinden ya da herhangi bir şeye olan bakışının ilerleyen zamanlarda bariz bir şekilde değişmesinden dolayı böyle düşündüm. Aslında kitabı okurken kız bazen çok güçlü bir kız oluyordu gözümde bazen de hiç bir şeye cesaret edemeyen bir kız. Kitabın başında da kendini kitap okumak dışında hiçbir vasfının olmadığı bir kız olarak görürken sonlarda elinden bir çok işin geldiğinin farkına varıyordu. Kitap erkek bir yazar tarafından yazılsa da okurken kendinizi gerçekten bir kızın kafasında hissediyorsunuz. Ve ben de öğrenci bir kız olduğumdan kitaptaki çoğu şeyde kendimi buluyordum, öyle ki bana dokunan yerlerin altına çizen biri olarak kitabın başından sonuna kalemim hiç durmadı gibi hissediyorum. Kitapla ilgili düşüncelerim bunlardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
1000Kitap
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2024 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 00:00
Kitaptaki yoğun imgelere rağmen şu an kitabı anlatacak kelime bulmak çok zor. Kitap kısaydı ama her cümlede birden fazla anlam çıkabildiği için kitabı baya yavaş okuma neden olmuştu. Kitap genel olarak kısa öyküler şeklinde oluşuyordu (Bazıları iki üç cümle bile olabiliyordu) ama öyküler birbirinden asla kopmuyordu. Bir önceki öyküde nesne olan şey bir sonraki öyküde asıl özne olabiliyordu. Kitaba başladığımda yazarın kullandığı fatklı anlatım tarzı sonraki öykülerde de bu tarzı sürekli değistirmesi ama bunun uyumsuz bir şekilde olmaması kitabı seveceğimi hissettirmişti ama benim genellikle olay odaklı kitaplar okumamdan ötürü bir zaman sonra (kitabın özellikle sonlarına doğru)bu anlatım tarzı zorlamaya ve artık bitsin bu kitap hissi yaratmaya başlamıştı. Bunu ilk okumama ve alışık olmadığım bir tarz olmasına bağlıyorum ve ikinci okuyuşumun daha verimli olacacağını hissediyorum. Kitap için genel düşüncelerim bunlardı. Okuduğunuz için teşekkürler...
1000Kitap
Keder AtlısıFaruk Duman · Yapı Kredi Yayınları · 2023146 okunma