Neslihan

Neslihan
@Nesliyle
@birfincankitap1
Türkçe Öğretmeni
20 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bilinçlenene kadar asla başkaldırmayacaklar, başkaldırmadıkça asla bilinçlenemeyecekler.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her şeyin eriyip gittiği bir gölgeler dünyasında hangi yılda oldukları bile belirsizleşmişti sonunda.
Alıntı
Bir zaman kapsülü gibi… Belki geçmişe, belki geleceğe yazılmış.
Geçmişe ya da geleceğe, düşüncenin özgür olduğu bir zamana, insanların birbirinden farklı olduğu ve tek başına yaşamadığı, hakikatin var olduğu ve yapılanların silinemediği bir zamana: Eşbiçimlilik çağından, yalnızlık çağından, Büyük Birader’in çağından, çiftdüşün çağından – selamlar!
Zorla iyi yapılan insan gerçekten iyi ve özgür müdür ?
Puan vermedi·172 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 19:33
Otomatik Portakal, sadece şiddeti anlatan bir roman değil; insanın içini kurcalayan, “Ben olsam ne yapardım?” diye sorduran bir eser. Yazarı Anthony Burgess, bizi rahatsız etmekten hiç çekinmiyor. Çünkü bazen insanı düşünmeye iten şey tam da o rahatsızlık. Romanın başkahramanı Alex. Onu sevmek zor, hak vermek daha da zor. Şiddetten zevk alan, suç işleyen bir genç. Ama işin ilginç yanı şu: Beethoven dinliyor, estetikten anlıyor. Yani karşımızda tek boyutlu bir “kötü” yok. Burgess sanki bize şunu söylüyor: İnsan siyah beyaz değildir, gri tonlarda yaşar. Alex yakalandıktan sonra devlet onu zorla “iyi” yapmaya çalışıyor. İşte roman tam burada can yakıyor. Sana soruyor: Bir insan kötülük yapamıyorsa, bu gerçekten iyi olduğu anlamına gelir mi? Yoksa sadece şartlandırılmış bir varlık mıdır? Bence romanın en çarpıcı yanı şu: Özgür irade elinden alındığında geriye ne kalır? Alex artık kötülük yapamıyor ama iyiliği de seçemiyor. Seçemediğin bir iyilik ne kadar değerli olabilir ki? Bir de dil meselesi var. Burgess’in uydurduğu gençlik argosu başta insanı zorluyor. Ama bir süre sonra alışıyorsun. Hatta şiddet sıradanlaşmaya başlıyor. İşte o an fark ediyorsun: Yazar seni de bu dünyanın içine çekmiş. Otomatik Portakal bana şunu düşündürdü: İnsan hata yapabilen, düşebilen ama kendi kararlarını verebilen bir varlıktır. Onu makine gibi programlamak çözüm değil. Belki de asıl mesele, insana seçme hakkı tanımak. Sonuç olarak Otomatik Portakal, şiddetin değil, insanın ve özgürlüğün romanıdır. Burgess, bireyin seçim hakkının insan olmanın temel şartı olduğunu düşündürür. Peki seçim hakkı elinden alınmış bir insan, hâlâ insan mıdır?
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma