Nesrin Õzer

Dünyadaki acıyı pusuda bekleyen gülüşün. Ağladık mı içimizdeki hüznün üzerine çullandığı gülüşün. İşte bu gülüşün ocağına düştük.
Reklam
Bir lokomotif, uzakların özlem yüklü çığlığını, uyuyan binlerce insanın düşlerine haykınyor. Uçsuz bucaksız pencereler bizler buradayız diyor. Bizler buradayız geceleri. Ve yağmur dindikten sonra ışıl ışıl çatılar.
Dışarıda uzanmış yatıyor kent. Yollarda lambalar gözlerini açmış nöbet tutuyor. Bir şey olmasın diye.
Paltonuz yok mu? Kasım ayındayız.” “Bilmiyor değilim, bilmiyor değilim” dedi solgun genç. “Annem her sabah söyler, paltonu giy, kasım ayındayız, der. Ama nereden bilecek paltomun olmadığını. Yaşamıyor ki artık.”
Onlar ölüleri işitmiyorlar. Gençler uyuyor ve o gizli sesleri işitmiyorlar. Gönül kulağı biz yaşlılarda var yalnızca. Gençler geceki sesleri işitecek kulaktan yoksunlar. Uyuyabiliyor onlar.”
Reklam