“Aklınızı kaybetmenize neden olacak şeyler vardır ya da kaybedecek aklımız yoktur."
Anormal bir duruma gösterilen anormal bir tepki normal bir davranıştır.
Şimdi bize, insanı kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak tanımlayan Dostoyevski’nin sözlerinin doğru olup olmadığı sorulacak olursa, cevabımız, “Evet, insan her şeye alışabilir, ama nasıl olduğunu bize sormayın,” olacaktır.
Bu tutuktular, gaz odalarında ve krematoryumlarda çalışıyor ve bir gün yeni bir cellat grubunun görevlendirilmesi sonucu, cellat rolünden alınıp kurban durumuna düşeceklerini çok iyi
biliyorlardı.Kervanımızdaki hemen herkes, affedileceği, her şeyin iyi olacağı yanılsamasıyla yaşıyordu. Bir sonraki sahnenin arkasındaki anlamı kavrayamamıştık.
Bir zamanlar tutuklu olan bu insanlar sık sık şunu söyler: “Yaşadıklarımız hakkında konuşmayı sevmiyoruz. Onlan yaşamış olanların hiçbir açıklamaya ihtiyacı yok. O olayları yaşamayanlar ise ne o zaman hissettiklerimizi ne de şimdi hissettiklerimizi anlayabilir"