Halbuki önemli olan, insanın geride bir şey bırakması. Ev işleri asla bitmez. Toplumsal
"gereklilikler" asla bitmez. Toplumun kendisinden beklentilerini yerine getirmeye çalışan bir kadın, ne kadar çabalarsa çabalasın, ne kadar çalışkan, uykusuz, zeki ve yetenekli olursa olsun, kendisine ait bir şey yaratamaz. Altmış yaşına geldiğinde arkasına bakar ve geride gördüğü tek şey, tekrar tekrar silinmiş fayanslar, tekrar tekrar yapılmış yemekler, tekrar tekrar yıkanmış bulaşıklar, tekrar tekrar katlanmış çamaşırlar, tekrar tekrar tebrik edilmiş insanlar olur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hizmetçilik sadece, ücret karşılığında belli zaman dilimlerinde yapıldığında saygın bir iş. Hizmetçiliği kimlik edinmek yanlış; her şeyden önce, kişinin edineceği başka kimlikleri engelleyecek, baltalayacak, kişinin hayatla ilişkisini, başarısını kısıtlayacak bir şey. Aileler kızlarını tam zamanlı asilzade hizmetçisi olarak yetiştirmeyi isteyip istemediklerini bir kez daha sorgulamalılar. Zira bir kadının, bir akşam da yemek yapmazsa dünyanın başına yıkılacağını zannetmesi, o yemeği yapsın veya yapmasın, etkisini kendisinin bile tahmin ederneyeceği kadar yıpratıcı bir psikolojidir.
Nitekim bu kitap boyunca söylediğim şeyler, konu ister çocuk ister kadın ister birey olsun, kişinin özne değil, nesne olarak görülmesindeki soruna işaret ediyordu.
"Bir konuda bir kızın gerçekten hata yapması gerekmez. Bir başkasının onun hata yaptığını zannetrnesi de yeterli olur:' derdi hep annem sertçe, ve bu iki durumu bir tutardı. Yani insanların benim hakkırnda kötü düşüncelerinden, o kötü düşünceler ne kadar yersiz, mesnetsiz olursa olsun ben sorurnluydurn. Ben, zaten, yoktum; başkalarının hakkırndaki düşüncelerinde ve o düşüncelere göre var olan yardırncı unsurdurn sadece.