Nesrin Õzer

Çok güzel bir şeymiş gibi görünen, daha doğrusu bize öyle lanse edilen gelinlik, çok güzel dekare edilmiş salonlar, çok güzel dekare edilmiş sofralar, vuku bulan şeyin gerçekte ne kadar çirkin olduğunu örtmeye yarıyar sadece.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bugün oturduğumuz yerden Hallac-ı Mansur güzellerneleri yazmak çok kolay. Günümüz gerçekliğinde kurban ettiğimiz Hallac-ı Mansur'a, onun kurban ettiğimiz sayısız biçimlerine, ben şahidim.
İsmail'i kurtarmak, söylendiği şekilde Tanrı'nın elinde değil. İsmail'i kurban eden ve etme yen güç, her birimizin kontrolünde. Hallac-ı Mansur bugün yaşasaydı onu yine kurban ederdik; sadece, başka biçimlerde.
Hallac-ı Mansur'un "Ene'l Hak" (Ben Hakk'ım/Tanrı'yım) keşfı, bir dine inanan ve inanmayan herkes için geçerli bir doğruyu anlatıyor. Her birimiz, İbrahim'iz, Hacer' iz, İsmail'iz. Üçünü de gittiğimiz her yere kendimizle birlikte götürüyoruz.
Etrafım, Tanrı'ya ve kutsal kitaplara inanmayan, ama -kendisi bunun farkında olmasa da- İbrahim'in İsmail'in boynuna bıçak dayamasını meşru gördüğü için kendi içindeki çocuğu ve dolayısıyla etraftaki tüm sembolik ve reel çocukları da kurban etmekte sakınca görmeyen insanlarla çevrili.