Çinliler kültürlerini taşlarda barındırmıyorlardı. burada geçmiş aklın şimdisini oluşturuyordu kayanın üzerinde tek bir iz yoktu anıt hep ikinci sırada kalmayı sürdürüyordu. önce korunmuş nesilden nesile geçmiş yaşayan her daim genç tüm binalardan daha sağlam olan manevi yürek önemliydi. aslında mineral aşıp dururken bilgelik görünmez sonsuz değişimlerinin ötesinde ebedi olarak duran görünmezin içinde barınıyordu.