Ruhunda tabaka tabaka pislik birikiyor, arkadaşının her ziyaretinden sonra bu pisliğin daha da yükselerek neredeyse boğazına kadar geldiğini hissediyordu.
Zararlı bir işe hizmet ediyorum ve aldattığım insanlar için aylık alıyorum. Namuslu değilim, ama ben tek başıma bir hiçim, kaçınılmaz olan sosyal kötülüğün küçük bir parçasıyım sadece. İlçedeki bütün memurlar da zararlı kişiler ve hepsi havadan para alıyorlar. Demek ki namuslu olmamamın suçlusu ben değilim, zaman. Iki yüz yıl sonra doğsaydım bambaşka biri olabilirdim.
Durumu ciddi olan hastaları koğuşlara yerleştirmek, bilimsel kurallar uyarınca onlarla ilgilenmek mümkün değildi; çünkü kurallar vardı, ancak ortada bilim denen bir şey yoktu.
Resmi görevleri ya da işleri itibarıyla başkalarının acılarıyla ilgilenmek zorunda olan hâkimler, polisler ve doktorlar zaman içerisinde bu duruma alıştıkları ve bir o kadar da hissizleştikleri için çok isteseler de muhataplarına resmiyet sınırlarının dışında davranmazlar. Bu bakımdan onların, arka avlularda koyunları ve danaları kesip de akan kanın farkına varmayan köylülerden hiç farkları yoktur.
Çok okuyordu. Bütün gün kulüpte otururken sakalını sinirli sinirli karıştırdığı, dergilerin ve kitapların içine gömüldüğü zamanlar olurdu. Yüzüne bakıldığında bunları okumaktan ziyade çiğnemeden yuttuğunu görmek mümkündü.