Dorian nihayet sessizliği gereğinden fazla uzattığını fark edip "Favorim buz," dedi. "Bedenimden çıkan ilk element buzdu... Sebebini bilmiyorum."
Manon onu süzdü. "Soğuk biri değilsin oysa."
Dorian bir kaşını kaldırdı. "Profesyonel görüşün mü bu?"
Manon onu süzdü. "O büyü katlarına öfkelendiğinde, dostların tehlikedeyken inebiliyorsun. Fakat soğuk değilsin, yüreğin soğuk değil. Soğuk erkekler gördüm ve sen öyle değilsin."
Dorian biraz fazlaca alçak bir sesle "Sen de..." dedi.
Yanlış bir laf etmişti.
...
Dorian "Başkalarını umursamak seni zayıflatmaz." Dedi.
"O halde neden kendi tavsiyene uygun davranmıyorsun?"
"Ben başkalarını umursuyorum." Dorian'ın öfkesi de Manon'ınki
kadar kabardı. O an her şeyi boş vermeye, kendisini daha fazla dizginlememeye karar verdi. "Hatta gereğinden fazla umursuyorum.Seni bile."
Bir yanlış söz daha.
Manon -alçak çadır elverdiğince- ayağa kalktı. "O zaman sen bir
budalasın.
Çadırların arasından koşan, elleri hâlâ bağlı Aelin'in demir maskesini, zincirlerini gören Lorcan boğazının bir hıçkırıkla düğümleneceğini beklememişti.