Ahh..!
Ruh halinize göre renk ve ton değiştiren o bukalemun kelime.. Ya da bipolarlık derecenizi de ölçebileceğiniz ölçüt,ölçü :) (duygudurum değişiklikliği hızı ve şiddetinden bahsediyorum :) İşin şakası tabiki.. )
..
Kitaba başlamadan önce kesinlikle Didem Madak’ın biyografisini okumanızı ve kendisini tanımanızı tavsiye ediyorum.. Çünkü elinizdeki şiir kitabı otobiyografik ögeler içeriyor çoğunlukla.. Kendi çocukluğundan anne oluncaya kadarki süreci kapsayan bir hikaye.. Şiirlerini okurken sizin için hiçbir şey ifade etmeyen bazı dizeler Didem Madak’ın örtük biçimde anılarını ve çocukluğunu aynalamakta. Bütün dizelerinin anlam bulabilmesi adına biyografisinden haberdar olmakta fayda var..
..
Acılarını, öksüzlüğünü, yalnızlığını, çaresizliğini, ilmek ilmek işlemiş Didem Madak satırlarında cömertçe.. Kitabı okurken Didem’i farklı rollerde göreceksiniz hep.. Öncellikle annesini küçücük yaşta kaybetmiş bir kız çocuğu yalnızlığı ve çaresizliğiyle, daha sonra kardeşi Işıl için ablalığın gerektirdikleri ve ona duyduğu özlemiyle,en önemlisi de kendi kızı Füsun’a duyduğu annelik makamıyla.. Kitapta yok fakat Didem Madak’ın kızına bıraktığı şiiri de mutlaka okumalısınız..
Her ne kadar “Acılarına dayanamayıp kolon kanseri olan şair” olarak bilinse ve bunu tasvib etmesemde, savaşın çok güzeldi Didem.. Okurken seninle birçok duyguyu paylaştım..
Eğer siz de kitaplarda altı çizili dizeler seviyorsanız, bu kitabın her dizesini çizersiniz bol bol..Didem Madak ile tanıştığım ilk kitabı oldu bu :) Kitaplığımdaki raflardan birini Didem Madak’a ayırabileceğimi düşünüyorum bu sayede :) Hoşça kalın, güle güle okuyun sayın okurlar.. (En sevdiğim alıntıları aşağıya kopyalıyorum.. )
“Ya siz,
Nasıl bilirdiniz çocukluğunuz ey cemaat?
Nasıldı
Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını