Ahmet Boyraz

Ahmet Boyraz
@Nevarres
Aile, Bilimkurgu ve Beşiktaş üçlüsüyle hayatını sürdüren bir gezgin...

Ahmet Boyraz

, bir kitap okudu
8/10
·236 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2022 20. kitabı
Stanislaw Lem
7.3/10 · 108 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·186 syf.··
Beğendi
·
2022 18. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 01:08
Agatha Christie'den okuduğum üçüncü kitaptı İskemlede Beş Ceset. Sanırım şimdiden ben de her Agatha okumamdan sonra cümlelerime 'Klasik Agatha Romanı' ile başlayacağım. Fakat ne olursa olsun yazarın olayları çözümlemedeki ustalığını gözardı etmemek gerekiyor. Yine fazlaca karakter ve birbiri içine girmiş çözülmesi imkansız gibi görünen olaylar bütünü var romanda. Elbette kahramanımız Poirot da bu hikayede bizim yoldaşımız oluyor. Kahramanımız Poirot dişlerini kontrol ettirmek için gittiği dişçiden ayrıldıktan sonra kendisine bir haber gelir; muayenesini yapan dişçi intihar ederek kendisini öldürmüştür. Peki klişe bir sözle soralım kendimize; gerçekten de olay sadece bir intihar vakası mı? Sıradan bir dişçinin ölümüyle başlayan olaylar siyasete, casusluğa ve gönül işlerine derken hiç tahmin edilemeyecek noktalara ulaşır. Kendisini çok genç bir dedektif olarak gören Poirot bile karşılaştığı olaylar sarmalında kendisini yaşlanmış hisseder. Fazla detaya girmenin yersiz olduğu bu son kısımda Agatha Christie ne kadar aynı tarzda roman yazsa da onun son sayfalardaki olayları çözüme kavuşturma kıvraklığını daima iple çekeceğimi belirtmek isterim. Bu arada Altın Kitaplar yazarın külliyatını her ne kadar yeni basınlarla tekrar bassa da işlerini hiç de özenle yaptığını düşünmüyorum. Kitapta bolca hata vardı. 8/10
Polisiye
İskemlede Beş CesetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20242,062 okunma
Oldukça Teknik ve Felsefi Bir Kitap
7/10
·379 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 22:31
Dune serisiyle tanıdığımız usta yazar Frank Herbert'in tekil bir romanını okumak güzel bir deneyimdi. Görevimiz: Uzay Boşluğu kitabının genel anlatısı; insanların arasından seçilen bir grubun klonları ve klonlarla beraber insan embriyoları, ve hayvanlar Tau Ceti sisteminde olası yaşanabilir bir gezegen araştırmasına gönderilir. Fakat bu klon mürettebat kendilerinden önce gönderilen 6 geminin yok edilmesi sonucu kendilerinin görevi başarıp başaramayacakları konusunda müthiş bir çıkmaza girerler. Çünkü diğer gemileri yöneten OAM yani Organik Akıl Merkezi kendi gemilerinde de ölmüstür. Geriye tek çözüm Dünya'daki heyetin de dediği gibi bilinçli bir yapay zeka yaratmak. Peki başarabilecekler mi? Hikayenin ana konusu benim okuyup anladıklarımla böyle diyebilirim. Fakat konuya bakarak kitaba büyük beklentilerle başlamamak gerek. Öyle heyecanlı, ters köşeli ve renkli bir bilimkurgu romanı yok karşınızda. Aksine oldukça sıkıcı, anlamadığımız terimlerle ve felsefi fikirlerle dolu bir kitap Görevimiz: Uzay Boşluğu. Bazı yerlerde Herbert beyin fırtınası yaomanıza imkan tanısa da olayların hep bir noktada sıkışıp kalması kitaptan alacağınız zevki düşürebilir. Finali öyle çook iyi olmasa da iyiydi ve insana acaba dedirtiyor. Sonu da iyi olmasaydı 5 puan verebilirdim.
Bilim-Kurgu
Görevimiz: Uzay BoşluğuFrank Herbert · Sarmal Yayınları · 199958 okunma