Bir dahiydim ben, düşlerimdekinden daha çok, hayatımdakinden daha az. Varoluşumdaki trajedi budur işte. Yarışı önde götüren, fakat hedefe varmasın bir adım kala yere yığılan bir koşucuydum ben…
Bir tarafta krallar ve saygınlıkları, imparatorlar ve zaferleri, dahiler ve azizler.. öbür tarafta ise biz varız köşedeki dükkanda çalışan şu çırak, fıkra meraklısı berber, Öğretmen John Milton, mağazada çalışan çocuk ve hayatın kutsamaksızın unuttugu insanlar..
Esas ayrım uyumlularla uyumsuzlar arasında: kalanı edebiyat, hem de kötü edebiyat. dilenci uyum sağlayabildiyse yarın kral olabilir: ama o andan itibaren onu o yapan dilencilik niteliğini kaybetmiş olur.