Birisi atın sağrısına pat diye vurur, at ayaklarının altından kaybolur, sen yaşamak için boşlukta tepinirken yaşamın giderek zayıflayan resimler halinde bir gösteri gibi gözünün önünden geçer, sonunda resimlerin içinden sen ve bütün gördüklerin silinir, resimler bulutlanmaya başlar ve her şey kararırdı.
Jon'un bana öğrettiği şey pervasız olmaktı; kendimi rahat bırakırsam,
önceden çok fazla düşünüp duraksamazsam, yapmayı
hayal bile edemeyeceğim şeyleri yapabileceğimi öğretmişti.