Bu gösteri ipinin mahkûmlarıydık, hayatta kalma sanatının hakiki icracıları. Altımızda normallik ağı duruyordu, ama buna düşmekten çok korkuyorduk zira buna düşmek demek kesin bir ölüm demekti. 
En küçük bir olayda bile kırbacı eline alırdı. Ama sonunda bu bedensel terbiyenin benim üzerimde etkisiz kaldığını anlayınca; bir sürü kötü laf söyleyerek beni dize getirmeye çalışırdı, açıkçası bu beni her zaman daha derinden yaralardı. Bana karşı, bir sen eksiktin!, bütün mutsuzluğum senin yüzünden!, Allah seni kahretsin!, hayatımı mahvettin!, ölümüm senin elinden olacak!, hiçbir işe yaramazsın, senden utanıyorum!, baban gibi işe yaramaz, beş para etmezin tekisin!, başımın derdi, yalancı! gibi birçok yaralayıcı söz sarf ederdi.