Fahişeler vardır, namustan bahseder. Kanaatini ve kalemini satmışlar vardır, vicdandan dem vurur. Vurguncular vardır, ağızlarından fazilet sözü düşmez. Çifte pasaportlular vardır, vatan diye haykırır. Palikaryalar vardır, kahramanlık iddia eder. Bazı iyi niyet sahipleri de bunların hepsine inanır. Gel de bu insanların arasında huzur içinde yaşa.
İşler bitip tükenmek bilmiyordu! İki defa onu gece yataktan kaldırmışlar, rapor yazdırmışlar, çok defa bir arkadaşının evinden çağırtmışlardı. Bütün bu gürültü patırtı onu ürkütmüş, canından bezdirmişti. Umutsuzluk içinde , “Ne zaman yaşayacağım ben? “ deyip duruyordu.
Sayfa 68 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bu kadar kitap okumak ona tabiata aykırı bir işkence geliyordu. “Bunca kâğıt, vakit, mürekkep harcanarak doldurulan bu yapraklar ne işe yarayacak? Bütün bu ders kitaplarından ne çıkacak? Ne diye altı yedi yıl bir yere kapanıp programlar, azarlar, dersler içinde ölesiye didinmeli? Ne diye koşmaktan, oynamaktan,eğlenmekten zorla kendini yoksun etmeli? Bunun sonu yok ki… Ne zaman yaşayacağım ben?
Sayfa 74 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
— Neden böyle dertlisiniz?
— Bilmem ki, Olga Sergeyevna. Mutlu olmama da neden yok; nasıl olayım?
— Çalışın, insanlarla daha fazla düşüp kalkın.
— insanın bir geyesi olmalı ki, çalışsın. Benim gayem ne? Hiçbir şey.
— Gaye yaşamak.
— İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Ben bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.