Oblomovka

Oblomovka
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telaş.
Sabır insanoğlunun tek kalesidir…
Sayfa 206 - Dergâh·Kitabı okudu
Reklam
Düşünmeğe vaktim vardı. Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer… Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.
Sayfa 194 - Dergâh·Kitabı okudu
Kafamdan ancak gölgesi geçen bir düşüncenin iki dakika sonra böyle cezasını çekeceğimi nereden bilebilirdim? Biz fakirler böyleyizdir. Kader sarayında bizim işlere bakan büro hiç şaşmaz, ihmal etmez. Zihnimizden geçen en uzak, en mâsum ihtimallerin, sadece şiddet ile ret için düşündüğümüz şeylerin bile ceremesini öderiz.
Sayfa 193 - Dergâh·Kitabı okudu
En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta bir ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi. 
Sayfa 182 - Dergâh·Kitabı okudu
İçimde hemen o anda, çoktan beri sargılı, iyiliğe gitmediği çok iyi bilinen bir yarayı kendi elimle açacakmışım, onun ümitsiz manzarasıyla ve dehşetiyle karşılaşacakmışım hissi vardı.
Sayfa 126 - Dergâh·Kitabı okudu
Reklam