"Ne su koruyabilir hazineyi,
Ne de kendisi saklayanın,
Yıldız gözünde durduğunda.
Son şövalye sözünü bozduğunda,
Ve Muktedir üzümü yaktığında
Kim koruyacak mabedi?"
...
"Bi de parayla mı satıyorsun? Evladım sen niye böylesin? Kime çektin sen? Yavrum sen niye böylesin?" diye arka arkaya sayarken kapıdan Ninem girdi.
Yalnız olmak güzeldi. Ağzını sıkı tutmak zorunda değildi, esnerken istediği kadar gürültü çıkarabilirdi.
Yalnız olmak güzeldi. Kimse gözlerinin altında oluşan kahverengi halkalar, hoş sohbet olmaması ya da alışılmamış sükuneti hakkında yorum yapamazdı.
Yalnız olmak güzeldi. Oturduğu yerde vikont hakkında karmaşık fikirlerini sakince düşünebilme şansı yakalayabiliyordu.
Sayfa 216 - Epsilon Yayınları, Kate Sheffield·Kitabı okudu
"Bu şu demektir; aşk korkulacak uzak tutulacak bir şey değildir. Aşk, yüreğini tamamlayacak kişiyi bulabilmektir. Aşk seni hayal bile edemeyeceğin kadar iyi bir insan haline getirebilecek kişiyi bulabilmektir. Aşk, eşinin gözlerinin içine bakıp şimdiye kadar tanıdığın en mükemmel kişinin o olduğunu iliklerine kadar hissetmektir. "
Sayfa 369 - Epsilon Yayınları, Anthony Bridgerton·Kitabı okudu
"Ölümün omzuna dokunuyor ya da elini tutuyor ve benimle gel, zamanın doldu, diyor. Ateşli hastalığa yakalandığında ya da bir parça kuru ekmek boğazına takıldığında ya da yüksek bir binadan düştüğünde olabilir bu. Hissettiğin acının ve mücadelenin ortasında, ölümün nazikçe sana gelir ve der ki, artık sakin ol çocuğum, benimle gel, gölün üzerindeki sislere giden kayığa sen de bin. Orada ne olduğunu kimse bilmiyor. Kimse geri dönmedi."