Büşra Alkışlar

Büşra Alkışlar
21 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kuvai Milliyeciler
(Serbest Partisinin kuruluşunun ardından İzmir Olayı üzerine Ramiz Efendi) 1930. "Millet" ne istiyordu kurtarıcılarından, hem de kuruluştan yedi yıl sonra? Hele şu yedi yıl önce kurtarılan gavur İzmirliler neyi alıp veremiyordu?
Sayfa 145 - Ketebe·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
18. Linnaeus'un geliştirdiği ve 1735'te Systema Naturae adlı kitabında yayımlandığı, bugün kullandığımızın farklı bir versiyonu olan sınıflandırmada hiyerarşi insan ırklarına kadar uzanıyordu. İnsanlar liginin tepesinde Avrupalılar yer alıyordu: "Çok zeki, yaratıcı. Sıkı giysiler giyen. Kanunlarla yönetilen." Ardından Amerikalılar geliyordu: "Geleneklerle yönetilen." Sonra Asyalılar: "İnançlarla yönetilen." Ve Afrikalılar: "Ağırkanlı, miskin(...)dalavere,yavaş, dikkatsiz. Üstü başı yağ içinde. Kaprisli yönetilen" . Buna bağlı olarak hiyerarşik sınıflandırma sistemlerinin farklı türleri sıralama biçimi de türsel ırkçılık olarak düşünülebilir.
Sayfa 239 - Domingo
Alıntı
Dünyada insanoğlu ne kadar rahatlayabilirdi... Çünkü aslında kendimizi acılara gene kendimiz sürüyoruz. Akıl her zaman doğru çalışmıyor, çeşitli hırslar, isteklerde yanılmaları kolaylaştırıyor. En kötüsü kendi kendimizle çoğu zaman çelişmeli yaşadığımız halde başka bir insanla birlik kurmaya, duygularımızı birbiriyle hiç ayrıntısız eşleştirmeye çabalıyoruz.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Ursula hiç istifini bozmadı. "Hiçbir yere gidecek değiliz. Burada çocuk sahibi olduk, o yüzden burada kalacağız." José Arcadio Buendia "Ama daha hiç ölen olmadı." diye karşılık verdi. "İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir."
Alıntı
Türk demokrasisi neden Batı Avrupa demokrasilerinden farklıdır?
Bu noktada şu soru akla gelebilir. O halde Türk demokrasisi neden Batı Avrupa demokrasilerinden farklıdır? Bu sorunun yanıtı basittir. Çünkü Batı Avrupa demokrasilerine düşen görev ile Türk demokrasisinin üstlendiği görev farklıdır. Avrupa demokrasilerin işlevi, kurulu bir düzen içindeki farklı menfaat gruplarını dengede tutmaktır; Türkiye'deki rejim ise, önce devleti ve toplumu yapılandırmakla, sonra da bu çerçevede ortaya çıkacak menfaatleri dikkate almakla yükümlüdür.
Sayfa 212 - Tarihçi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma