Niceto

Niceto
Kendim için notlar alıyorum. Hesabımın açık olmasının sebebi aldığım bu notların gören birinde belki bir merak uyandırabilecek olma olasılığıdır.
"Bütün bunları iktisadi yaşam düzeyinde ifade edersek, ilkel toplumlar çalışma ve üretimin kendilerini ezmesine izin vermez, stokları toplumsal-siyasal ihtiyaçlarla sınırlar, rekabeti dolaylı olarak olanaksız hale getirirler -zaten ilkel bir toplumda, fakirler arasında zengin olmak neye yarar?- kısacası, formüle edilmeden de belirtilmiş olsa, eşitsizliği yasaklarlar."
Sayfa 160 - Ayrıntı Yayınları 1991 basımı·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"İlkel toplum insanı için üretim, tam tamına karşılanması gereken ihtiyaçtarla ölçülen, sınırlanan bir etkinliktir, yani burada esas olan, yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasıdır: Üretim harcanan enerji stokunu yerine koymaya yöneliktir. Başka bir deyişle, toplumun kutlamalar için ihtiyaç duyduğu miktar dahil olmak üzere, bu stoku yeniden üretmek için gerekli zamanı yaratan ve belirleyen, doğayla eşanlamlı düşünülmek gereken yaşam koşullarıdır. Bu durumnda, yaşamsal ihtiyaçların tümü bir kez karşılandıktan sonra, hiçbir şey ilkel toplumu daha fazla üretmeye, yani tembellik, oyun, savaş ya da kutlamalara ayrılabilecek bir zamanı, amacı belirsiz bir çalışmayla harcamaya sevk edemez. İlkel insanın üretim etkinliğiyle bu ilişkisi hangi koşullarda değişikliğe uğrayabilir? Bu etkinlik hangi koşullarda, yaşamsal ihtiyaçların giderilmesi dışında bir amaca yönelebilir? Buradan, yabancılaşmış emek anlamında emeğin kökeni sorununa geliyoruz."
Sayfa 159 - Ayrıntı Yayınları 1991 basımı·Kitabı okudu
"İlkel toplumları konu alan ve özerk bir disiplin olarak düşünülen bir iktisadi antropoloji kurmak tasarısının bir anlamı varsa, bunun yalnızca bu toplumların iktisadi yaşamını göz önüne almakla gerçekleşeceğini sanmamalıyız: O zaman betimleyici bir etnolojiden ilkel toplumsal yaşamın özerk olmayan bir boyutunun betimlenmesinden öteye gidemeyiz. Oysa iktisadi bir antropoloji fikri, ancak "genel toplumsal olgu"nun bu boyutu özerk bir alan meydana getirince, yani çalışmayı reddetmek artık söz konusu olmayınca, dilediği gibi yaşama isteğinin yerini birikim zihniyeti alınca, kısacası, toplumsal bünyede, yukarıda sözünü ettiğimiz dış güç ortaya çıkınca -bu güç olmaksızın vahşilerin diledikleri gibi yaşamaktan vazgeçmeleri beklenemezdi ve gerçekten de bir toplum biçimi olarak ilkel toplumun ortadan kalkmasına yol açan da bu güç oldu- belli bir temele oturur. Ve bu güç, mecbur bırakmak kudretinden, zorlama yeteneğinden, siyasal iktidardan başka bir şey değildir. Bu noktadan sonra antropoloji ekonomiye ilgisini yitirir, bir anlamda, tam bulduğunu sandığı anda nesnesinden yoksun kalır, iktisat siyasete dönüşür."
Sayfa 158 - Ayrıntı Yayınları 1991 basımı·Kitabı okudu
"Yerliler beyaz adamların baltalarının daha yüksek bir üretim sağladığını keşfettiklerinde, bu aleti aynı süre içinde daha çok üretmek için değil, on kat daha kısa bir süre içinde üretmek için istemişlerdi."
Sayfa 157 - Ayrıntı Yayınları 1991 basımı·Kitabı okudu
"İnsanlar ancak mecbur bırakılırlarsa gerekli olandan fazla çalışırlar. İlkel dünyada olmayan da işte tam tamına bu zorlamadır; hatta böyle bir zorlamanın bulunmayışı ilkel toplumların özünü oluşturur. Bundan böyle, bu toplumların iktisadi örgütlenme tarzını belirtmek için kullandığımız geçim ekonomisi deyimini ancak, bu deyimin bir eksikliği, söz konusu toplumlara ve onların teknolojilerine özgü bir yetersizliği değil de, tersine, gereksiz bir fazladan kaçınma, üretim faaliyetlerini ihtiyaçların giderilmesi için sarfetme isteğini belirtmesi koşuluyla kabul edebiliriz. Bunun ötesinde bir anlam söz konusu olamaz."
Sayfa 156 - Ayrıntı Yayınları 1991 basımı·Kitabı okudu