Korkakliginiza da sağduyu dediniz, yalanlarinizla kendinizi avuttunuz. Anlayacağınız, belki ben sizlerden daha "canlıyim" bile. Doğrusu ,bizler bugün canlılığın nerede bulunduğunu, ne olduğunu nasıl adlandırıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alırsanız, bir anda ne yapacağımızı şaşırır kalırız; ne yapacağımızı, kime siğinacagimizi, neye tutunacagimizi , neyi seveceğimizi, neden nefret edeceğimizi, neye saygı duyacağımızı , neyi aşağılayacağımizi bilemeyiz.
İnsan olmak, gerçek insan etiyle kemigiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utaniriz bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanin yolunu bulacağız
Aşk, sevilen kişinin, seven kişiye kendisi üzerinde zorbalık yapma hakkını armağan etmesidir. Yeraltındaki yuvamda aşkı bir mücadeleden başka türlü hiç canlandırmadım hayalimde. Sevmeye her zaman nefretle başladım ve karşındakine ruhsal boyun eğdirmekle bitirdim.Sonra da boyun eğen o insanı ne yapacağımı bilemedim.
Kadın için aşkta yeniden doğuşun, her türlü yok olmaktan bir kurtuluşun, dirilişin olduğunu, bunun başka türlü olmayacağını anlayamamışsam ne yapabilirim?