Nida

Nida
@Nida6432
Niğde Üni. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme, Dokuz Eylül Üni. Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmeni
İzmir
38 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
--Köylülere okuyup yazmayı öğretmek tehlikeli; toprağı kazmaz olurlar. --Okuyup yazmayı öğrenince toprağı daha iyi kazarlar.
Sayfa 205·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ştolts: ..... ıstırabına sabırla katlanırdı, çünkü nedenini başkalarında değil, kendinde arardı. Sevinçleri de çiçek toplar gibi koparır ve daha solmadan atardı; böylece her zevkin dibindeki acı tortuyu tatmazdı. Basit yaşamak çok zor, çok karışık bir iş derdi.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Zamanın tek düzeligini hiçbir şey bozmuyordu.Oblomovka halkı bu hayattan bezmiyordu; çünkü başka türlü bir hayat düşünemezlerdi. Düşünseler bile ürpererek başlarını çevirilerdi.
Sayfa 157·Kitabı okudu
Kendi köşelerine hemen hiç gelip giden de olmadığı için yeryüzünde olup bitenden haberleri olmaz.Tahtadan kap kacak satıcıları onlardan yirmi fersah uzakta otururlar ve dünyayı onlardan fazla bilmezler. Yaşayışlarını karşılaştıracak başka insanlar olmadığı için iyi mi, kötü mü yaşadıklarını, zengin mi, fakir mi olduklarını bilmezler; kendilerinde olmayıp başkalarında olan şeylerde gözleri yoktur. Bu mutlu insanların inancına göre hayat olduğundan başka türlü olamaz, olmamalıdır; zaten herkes de onlar gibi yaşıyordur,başka biçimde yaşamak günahtır.
Sayfa 125·Kitabı okudu
İstemem denizi, eksik olsun; onun sakinliği, harekesizligi bile insanı rahatsız eder. Suyun ince, belirsiz ürperişleri içinde insan, hep ayn8 sınırsız gücü görür; o anda uyuklayan bu güç,bazen insanın mağrur iradesiyle ne insafsızca eğlenir, onun en sevgili umutlarını, çabalarını,eserlerini ne dipsiz derinliklere gömer. Dağlar ve uçurumlar da insanın gönlüne ferahlık veren şeyler değildir. Onlar da üstümüze yürüyen bir vahşi hayvanın dişleri ve pençeleri gibi korkulu, belalıdır; aczimizi öyle yüzümüze vurular ki, hep ölüm tasası içinde yaşarız.Kayaliklar ve uçurumlar üzerindeki gök de sanki insanları bırakıp uzaklara gitmiş, erişilmez bir ülkedir.
Sayfa 120·Kitabı okudu