Coatlicue

OPHELİA Efendimiz, kıymetli şeyler vermiştiniz bana,Kaç gündür geri vermek istiyordum size: Buyurun, alın şimdi, HAMLET Hayır, ben vermedim; hiç bir şey vermedim size. OPHELİA Verdiniz efendimiz, unutmuş olmalısınız: Öyle güzel sözlerde söylemiştiniz ki verirken,Kıymetleri büsbütün artmıştı benim için.Şimdi kokuları uçtu artık, geri alın. En zengin hediyeleri değersiz bulur böyle yürekler. Onları veren sevmez olunca artık. Buyurun, efendimiz. HAMLET Hele hele! Siz doğru sözlü müsünüz? OPHELİA Efendimiz? HAMLET Güzel yüzlü müsünüz? OPHELİA Ne demek bu efendimiz? HAMLET Şu demek ki, doğru sözlü güzel yüzlüyseniz, doğruluğunuzun güzelliğinizle hiçbir alışverişi olmamalı. OPHELİA Güzelliğin doğruluktan daha iyi arkadaşı olabilir mi? HAMLET Olur ya! Çünkü doğruluğun gücü güzelliği kendine benzetinceye kadar, güzelliğin gücü doğruluğu bir kahpeye çevirebilir. Olmayacak bir şeydi bu eskiden, ama şimdiki zamanda oluyor, görüyoruz. Sizi gerçekten sevmiştim bir ara. OPHELİA Evet, buna inandırmıştınız beni. HAMLET İnanmamalıydınız bana. Çünkü doğruluğu ne kadar aşılarsan aşıla, çürük kökümüze bizim, eski meyvenin tadı gitmiyor kolay kolay! Sevmiyordum sizi.
Kültür-Sanat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayatın yaratıcı boyutuna, yaşamımızın en önemli eserine ya da gerçek aşklara çok az zaman ayırdığımızı kavradığımız anlar, ona özlem duyduğumuz anlardır. Ancak hem güzellik hem de kaybetme yoluyla ortaya çıkan bu gelip geçici tatlar, bizi o kadar yaslı, o kadar tedirgin, o kadar özlem dolu kılar ki, sonuçta vahşi doğanın peşinden gitmemiz gerekir. O zaman ormana, çöllere ya da karlara dalarız; gözlerimiz yeri tarayarak, işitme duyumuz iyice keskinleşmiş bir halde onun hala yaşadığını ve şansımızı yitirmediğimizi gösteren, bir işaret, bir kalıntı, bir ipucu bulmak için her yeri altüst edip bir şeyler aramaya koyuluruz. Onun izi bulunduğunda ise, kadınların ona yetişmek için atlarını mahmuzlamaları, masayı terk edip ilişkilerini kesip atmaları, zihinlerini köşe bucak temizlemeleri, yeni bir sayfa açmaları, mola vermekte ısrar etmeleri, kuralları ihlal etmeleri, dünyayı durdurmaları alışıldık bir durumdur. Çünkü artık o olmadan yola devam etmek mümkün değildir.
Uzattığımız saçlarımızı duygularımızı saklamak için kullandık.
İyi olmak,şirin olmak,nazik olmak,hayatın şakımasını sağlamayacak.
İnsan yeni bilgiler edindiğinde duygu durumu değişir. Duygu durumu değiştiğinde, yüreği de değişir.