İtalya'da dağ yolundan yukarı çıkarken, sonbahar sisi içinden bir sarayın sıyrılıp ortaya çıkması gibi, matematik yapıların ulu merdivenleri, her bölümünde yeni bir yetkinlikle, gerekli düzen ve boyutlarda görünürler.
Matematikte yalnız gerçek değil, en üstün bir güzellik de bulunur. Heykeldeki gibi soğuk, sert bir güzellik, zayıf yönlerimize yönelmeyen, resim ile müziğin göz kamaştırıcı süslerinden yoksun son derece arı, ancak en yüce sanatın gösterebileceği yetkinlikte bir güzelliktir bu, Gerçek bir kıvanç duygusu, büyük coşku, en üstün yetkinliğin mihenktaşı insanoğlunu aşma, şiirde bulunduğu gibi matematikte de bulunur.
Ölüm biyolojik süreç olarak düşünülen hayatın basitçe sona ermesi değildir. Daha ziyade var-olmanın bir tarzıdır. “Varlığın sırrı” olarak hayatın içine uzanır. “Hiçliğin, yani her açıdan asla salt bir varolan olmayan ama aynı zamanda üstelik varlığın sırrı olarak mevcut bulunan bir gücün mabedi”dir ölüm. Ölüm insanın hazırda olmayanla, tamamen başka olanla, ondan kaynaklanmayanla ilişki içinde olduğu anlamına gelir.