Hz. Ali(r.a.) bir gün irad ettiği hutbesinde şöyle söylemiştir;
“ALLAH’ın kulları! Allah’tan korkmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü bu, her türlü sapıklıktan koruyan ve her türlü kurtuluşa ulaştıran vasıtadır. Sanki siz, ruhları terk etmiş bedenleriyle başbaşa kalmış cesetler gibisiniz. Sizden bir gün yaşayan ancak ecelinden bir gün eksilmesi ile karşı karşıya gelecek. Sizin dünyanız ancak, gölge veya yolcunun azığı gibidir. Dünyada eserinin kalmadığı, yurdunun ıssızlaştı, çocuklarının yetim kaldığı, yanakları toz toprak içinde kalarak yerdeki basit bir çukura döndüğü gün, Aziz ve Cebbar olan ALLAH’ın kuluna kötü bir şekilde seslenmesi konusunda sizi uyarıyorum! Kendisine itaat edene cenneti vaad edenden, bizi gazabından ve cezasından korumasını, bize merhametini bağışlamasını diliyorum. Sözün en etkilisi ALLAH’ın kitabıdır”
“ Ey kendini aldatıp oyun ve eğlenceye dalan! Sanki ben, senin için hiçbir kapıyı çalmayan, hiçbir engelden korkmayan, senden hiçbir karşılığı kabul etmeyen, senden kefil istemeyen, küçüğüne acımayan, büyüğüne saygı göstermeyen, RABB’inin elçisini sana geldiğini görmüş gibiyim! Sonunda o seni, geçmişteki milletleri yaptığı gibi, etrafı ıssız ve tenha, karanlık bir çukura götürecektir. Çalışıp çabalayanlar; malı toplayıp devamlı sayanlar, yapıp yükseltenler, süsleyenler, aza kanaat etmeyip çoktan da yararlanamayanlar nerede? Orduları yönetip büyük sancaklar açanlar nerede? Onlar öldükten sonra toprağın altında çürümüş kemiklere döndüler. Sizler, onların bıraktığı bardaklarla su içiyorsunuz ve onların yürüdüğün yollarda yürüyorsunuz!”