Osmanlılar, Arnavutluk idaresi, Yunanlar, Almanlar, İtalyanlar. Arnavutluk iki neslin ömrüne sığacak sürede bu kadar değişikliğe uğradı. İnsanlar başlarında kimin olduğunu devamlı gelen bombalardan anladı. Her hükümetin ayrı kurallarına uyum sağlayamadı, sığınaklarda kaldı, hapislerde unutuldu. Çocuklar uçaklara hayran büyüdü ve kimse dostu düşmanı bilemez oldu. Bunca değişiklik içinde halk pasifize oldu, her gelene eyvallah demek zorunda kaldı. Baş kaldırmak kahramanlık değil, aptallık sayıldı. Bu dönemden geçerken korudukları ve sımsıkı bağlandıkları tek şey ahlaktı. Ne bağımsızlık ne aile ama ahlaktı. Belki de güçleri yettiğince eski düzenlerini korumak istiyorlardı. Yorulmuş bir toplumun olmayan düzeninden bahseden kitapta birçok ayrıntı çok iyi düşünülmüş ve bir çocuğun bakışından olayları görmek bu kitaba çok daha objektif bakmayı sağlıyor. Bombadan başka bir şey bilmeyen bir çocuk için hiçbir şey dram halini almadığındandır belki.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Tek işverenin devlet olduğu bir ülkede muhalefetin anlamı, yavaş yavaş ölüme mahkumiyettir. Çalışmayana ekmek yok diyen eski prensibin yerini artık, boyun eğmeyene ekmek yok prensibi almıştır.” L. Trotsky, 1937
“Hukukun Hakimiyeti” kaidesi her şeyin kanunla tanzim edilmiş olması demek değil; devletin zorlayıcı iktidarını, ancak kanunla tanzim edilmiş olan hallerde ve önceden tamamiyle bilinmesi kabul olacak tarzda kullanılması demektir.
Memleketin umumi durumuna nazaran nisbetsiz bir mükemmeliyet arzeden teknik başarılar, o memleketin imkan ve kaynaklarının kötü kullanıldığını ispat eder.