Benim özgürlüğüm ise herkesten uzakta inşa ettiğim bir kulenin içinde kilitli. O kuleden bir adım bile dışarı çıksam hiç de özgür olmadığımı fark ediyorum.
Özgürlüğün çevremizdeki insanlarla anlam kazanması ne tuhaf. Şu an bu yerde, doğup büyüdüğüm bu evde hayatımda hiç olmadığım kadar özgürüm ama bunu gösterebileceğim tek bir kişi bile yok.
Pişmanlık korkunç bir enerji israfıdır; yazar olmaya niyetlenen hiçkimsenin böyle bir israfı göze alacak lüksü yoktur. Vah vahlanmayı belirli bir biçime sokamazsınız, üzerine bir şey kuramazsınız, yalnızca içine kendinizi bırakıp debelenmeye yarar.
Hem zaten ben bir şeylerin yakasını bırakamayan, peşlerinden koşup bağıran insanları hiç çekemem. Bir şey elden gittiyse gitti demektir. Sona ermiş, bitmiştir. O zaman bırakın gitsin! Görmezden gelin onu, eğer avunmaya ihtiyacınız varsa, yitirilen şeylerin asla geri gelmediğini düşünerek avutun kendinizi: gelse bile yeni bir şeydir artık, her seferinde yeni, başka bir şeydir.