Öncelikle dedektif romani kategorisinde muazzam bir kitaptı. Sürükleyici bir macera soluksuz okuma ihtiyacı hissettiren diyaloglar, cok cok etkileyici mitolojik unsurları barındıran hikayeler zinciri...
Izledigim ve okudugum bu tarz hikayelerin sayisi belki 300'ü gecmesine ragmen bana katili hissettirip ama yine de emin olmama izin vermeyen yönü takdire şayan.
Mitolojik hikayelerin var olmasi bazen asıl hikayeyi sekteye ugratiyorsa da benim icin farkli bir icerik oldu ve çok etkilenmedigim icin bilmediğim bu mitolojik karakterleri tüm ayrintilariyla tanimiş oldum.
DIyalogların cok fazla ve gerçekçi olması, tasvirlerin capcanli olmasi bana sanki Yildiz komiserin yanindaymisim hissi verdi. Yeri geldi onunla gizli göreve gittim ve yaşadığı olaylarda o cesurdu ama ben korkuyu son derece yaşadim. Bu nedenle kitap okumadim da hayali bir dizi seyrettim adeta. Senaryolaştirilabilecek kurguya sahip olduğunu düşünüyorum.
Etkilendim mi evet ama sonunda mutlu mu oldum mutsuz mu oldum karar veremedim.( cinayet romanının sonunda mutlu olma sebebi nedir? Katili bulmuş olmak mi? Cinayetlerin nedenini anlayabilmek mi?)