Selam millet bugün size çerezlik okuyabileceğiniz bir kitap tavsiyesiyle karşınızdayım. Öncelikle kitap +18 yaş ve üzeri o yüzden bunu göz önünde bulundurarak okumanızı öneririm. Şimdi gelelim asıl mevzuya bu kitapta kafa karıştıran bir çok krallık var ve bu krallıkların arasındaki diplomatik hareketlerin sonuçlarını görüyoruz.
On beş yıl savaşlarında Silas kızlarından birini Ithicana veliahtı Aren'e verme karşılığında, istediği herhangi bir ticari ürünü kendi ülkesine getirebilme hakkına sahip olacaktır. Biraz bu durumu 100 yıl savaşlarına benzettim. Maridrina çölde kalmış bir ülke olduğu için halkıda kıtlıktan kırılıyor, bu sebepten ötürü Silas denilen adam, kızlarını beş yaşından itibaren bir suikastçı olarak on beş yıl dört duvar arasında dışardan bir haber yetiştirmekte. Sorun şu ki asıl amacı bu değil! Halkının kıtlıktan kırılması sadece bir strateji, savaş stratejisi. Tabii Aren kızını devralınca bunu sürdüreceğini düşünüyordu. Ne var ki o hem beni hem de diğerlerini büyük bir ters köşe yaptı. Zoraki bir evliliğe rağmen Lara'ya çok iyi davrandı. Onu sözde bad boylar gibi esir hayatı yaşatmadı. Ve benim gözümde çocukluğun saf duygusunu içinde taşıyan genç bir adam.
Ayrıca sadece bu da değil Köprü Krallığı'nı biraz ipek yoluna da benzetmedim değil. Aradaki tek fark biri karada diğeriyse denizde ticaret sürmesi.
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere, açıkçası Lara seni hiç sevmedim. Ne kadar Aren'i hak etmediğini düşünsem de benim sevmememin asıl nedeni bu kadar şımarık olman. Entrikanın baş yapıtı olan baban da ayrı bir sorun zaten. Daha ilk bölümde "noluyor olum noluyor" falan oldum yok böyle bir şey. Yine de öyle bir adama göre iyisin. Hayal kırıklığımın asıl sebebi şu ki, suikastçı olarak ismen değil de cismen görmek isterdim ya da olaylar çok hızlı