"Bütün bu yalnızlığın içinde mükemmel bir kayıtsızlık vardı, gecenin ve yeni bir günün kaygısızlığı, ama o tepelerin mahremiyeti, sessiz tesellisi, ölümü sıradanlaştırıyordu."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Güneşin kendisi götürdü beni karanlığa; öylesine yoğundu ki aydınlığı, evreni bütün biçimleriyle pıhtılaştırıyor, bir karanlık parıltıya boğuyordu."
Albert Camus
"Kendimizden genç ölümler karşısında bir suçluluk duygusu kaplar içimizi. Ama her ölüm aynı zamanda yaşamakta olduğumuzu hatırlatır ve biz de bundan gizli bir sevinç duyarız. Kaçınılmaz bir dürtü. "Ben değil, o!" der içimizden bir ses. Sonra "Neden ben değil de o?" sorusunu sorarız. Çünkü yaşama bilinci bize bir biyolojik takvimi kavratmıştır, ondan doğan kabulle de "adil olan"a ilişkin belirlemeler yapmışızdır. Hem sevinç hem sorgulama suçluluk duygusunu oluşturur. "Sevinç" sefilcedir, arınmanın karşısındadır. Sorgulamamız ise bir sonuca ulaşmayacağından bize avunma olarak dönecektir. Suçluluk ve avunma... ne kadar yakın duruyorlar."
Adnan Özer