Yunan şairi Mytileneli Alceus’un popüler deyişi ‘En oino aletheia (şarapta gerçeklik vardır), Romalı
alim Yaşlı Plinius tarafından In vino veritas biçiminde tekrarlanmıştı. Babil’in Talmud metinleri de benzeri bir ifade içerir. “Şarap içeri girince , sırlar dışarı çıktı.” İzleyen bölümlerde ise “Bir insan üç şeyle ele verir kendini : şarap kadehi, cüzdanı ve gazabıyla” sözleri çıkar karşımıza. Romalı tarihçi Taticus, yalanı önlemek amacıyla Germen halklarının konsey toplantıları sırasında mutlaka alkol aldığını yazar.
Yakın geçmişte bakışlarını aşk ve boşanma konularına çeviren evrimsel psikoloji uzmanlarının, birbirine aşık olan iki insanın, üç yıl varan bir süre boyunca heyecan ve coşkunun zirvede dolaştığı beş dönem yaşadığını fark etmeleri uzun sürmedi. Bu dönem boyunca vücut ve beyindeki iç sinyaller sözcüğün tam anlamıyla birer aşk iksiridir. Sonra inişe geçilir . Evrimsel bakıl açısından, bir çocuk yetiştirmek işin gereken süreyi aştıktan sonra (ortalama dört yıl) , seçtiğimiz eşe duyduğumuz ilginin azalmasına programlanmışızdır.
Sonuçların asıl ima ettiği şey, dünyaya farklı yatkınlıklarla geldiğimiz gerçeğidir. Bazı erkekler tek bir eşle yaşayıp ona bağlı kalmaya genetik bakımdan yatkınken diğerleri böyle olmayabilir. Yakın gelecekte, bilimsel literatürün sıkı takipçisi genç bayanlar, erkek arkadaşlarının sadık birer koca olma olasılığını anlamak içim onlardan genetik test yaptırmalarını isterlerse şaşmamak gerekir .
Araştırmalar on yıllardan beridir, ebeveynlerinden duygusal açıdan kopuk bir çocukluk geçirmiş veya yetiştirilme döneminde başka bir örselenme yaşamış kadınların;. başta öfke olmak üzere duygularını bastırma eğilimi gösteren kadınların; yetişkinliklerinde kendilerini besleyen sosyal ilişkiler den yoksun olan kadınların; ve fedakar ve aşırı verici tipte kadınların meme kanserine yakalanmaya daha yatkın olduğunu öne sürmektedir. Bir araştırmada psikologlar, patoloji sonuçlarını bilmeksizin, meme biyopsisi için hastaneye yatmış hastalarla görüşmeler yapmıştır. Bu araştırmacılar sadece söz konusu psikolojik faktörleri değerlendirerek vakaların yüzde 94'ü kadar yüksek bir oranda kanser varlığını tahmin etmeyi başarmıştır.