Mor Sandıktaki Yazılar

Mor Sandıktaki Yazılar
Dağınık Piyano Klavyeleri ve Mor Sandıktaki Yazılar adlı kitapların yazarı ve aynı zamanda da okur
Okul öncesi öğretmeni
6 Aralık
134 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Mor Sandıktaki Yazılar

, bir kitap okudu
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
Erhan Altunay
8.5/10 · 183 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
#tekrarokuduklarımdan #morsandıktakiyazılar #farkındalık Kitap Yorumu: Siyah Pınar Boylu Gogulan 272 Sayfa | Kişisel Gelişim Bazı kitaplar vardır… sizi değil, içinizde sakladıklarınızı okur. “SİYAH OLMADAN BEYAZ OLAMAZSIN, BEYAZ OLMADAN GRİ. GRİ OLMADAN GÜMÜŞE DÖNÜŞEMEZSİN.” Bu güçlü cümleyle başlamak istedim çünkü kitap tam olarak bunu hissettiriyor: Aydınlığa ulaşmak için önce karanlıkla yüzleşmek gerekiyor. Daha önce yazarın Mor, Lal ve Lacivert kitaplarını da okumuştum. Siyah ise özellikle tekrar okumak istediğim kitaplardan biri oldu. Her okuduğumda farklı bir etki, farklı bir farkındalık bıraktı. Kitabın içeriğine gelirsek; insanın kendisiyle yüzleşmesini, yaşadığı duyguların ve hatta bazı rahatsızlıkların altında yatan nedenleri sorgulamasını sağlıyor. Yer yer aile dizilimi ve bilinçaltı çalışmalarıyla benzer bir bakış açısı sunuyor. Özellikle geçmiş travmaların bugünkü etkilerine değinmesi oldukça düşündürücü. Başlarda yazarın kendi hayatından kesitler okuyorsunuz. Bu bölümler oldukça gerçek ve yer yer sarsıcı. Ama asıl etki, “Siyah” ile yüzleşme kısmında başlıyor. İşte o noktada kitap sizi tamamen içine çekiyor. Kitaptan bazı alıntılar: - “Efendimiz bilinçaltıdır, biz de kölesiyiz.” - “Beyin her şeyi ama her şeyi kaydeder.” - “Sessizlik denilen şey her zaman masum sayılmaz.” - “Adresin ne kadar değişirse değişsin, vicdanın yine de bulur seni.” - “Tek başına bir Yin doğamaz, tek başına bir Yang büyüyemez.” Bu kitap bana şunu düşündürdü: Belki de sürekli aynı şeyleri yaşamamızın bir nedeni var… ve bu neden sandığımızdan daha derinlerde. Herkes için aynı etkiyi yaratmayabilir; özellikle anlatılan bazı yaklaşımlar herkese yakın gelmeyebilir. ️ Ama kendini sorgulamaya açık olanlar için oldukça etkileyici bir yolculuk. Benden sonra söz:Hep beyazı
SiyahPınar Gogulan · Libros Kitap · 2020273 okunma
8/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Kitap Adı: Görünür Karanlık Yazar Adı: William Golding Çeviri: Can Moralı Kitap Türü: Roman Sayfa Sayısı: 332 Bu sefer bir roman okumak isteyince evdeki kütüphanemde beni halihazırda bekleyen bu kitabı okumaya karar verdim Baya ağır bir kitap bana göre, isminden de anlaşılacağı gibi, Karanlıklarda neler gizli değil ki? diyesi geliyor insanın. Romanda ikinci dünya savaşında yaşanan dehşet anlar, ve bir çocuğun her bir yanında rastgele patlayan bombalardan yanan yüzü yüzünden, görünüşünü hor görenlerin tuhaf tepkilerini okuyorsunuz. Kısaca bir çocuğun gözünden dünyanın kötü gidişatı. Her bir an'ı ve her bir yanı olumsuzluk dolu olan. Önce kötü olayları yaşamak zorundayız ki, sonrasında mutlu olalım diye düşünen küçük masum bir çocuk da var aynı zamanda kitabın sayfalarında. Arada ölmediği için kendisini suçlayan küçük bir yürek Yazar bazı yerlerde aşırı abartılı bir anlatım dili kullanmış, bazı yerlerde konudan konuya, bazı yerlerde konuyu yarım bırakıp başka bir konuya sil baştan başlamış. Bu kadar spoiler yeter, kitaptan birkaç alıntı: - Ah evet, söylemek başka, yapmak ise bambaşka bir şey. - Sessizce meçhule haykırdı, sessizlik sessizlikle yankılandı - Öyleyse, benim onlardan tek farkım, yüzüm mü? Hayır, ben neyim ki onların zihninde? -Korku her yerde ve üzüntülye, kederle karışmış ama ben hariç, benim için üzgün olmanın dışında bir şey yok. Benden gizli olduklarında bile o duygu orada -Birkaç yılımız kaldı. İçimize dönmüşüz, aptallaşmışız belki de. Bu tarz kitapları okumayı sevenlere kitabı önerebilirim. Bu da benden olsun: Dünyada o kadar çok dehşet var ki, kimse onu durdurmak için çalışmıyor ama çocukların oyunlarını bitirmek için çabalayan çabalayana... Aylin Özgür
Görünür KaranlıkWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017539 okunma
ANI #kitap #kütüphane #morsandıktakiyazılar #anılar KÜTÜPHANE Bugün Dünya Kitap günü olunca birde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı da aynı zamanda, aklıma çocukluğumda yaşadığım bir An'ı geldi. Öğrenciyken okulumuzda küçük ama işlevi büyük bir kütüphanemiz vardı. Kütüphanede her türde çocuk kitapları mevcuttu, ilk okuldayken masal kitapları dikkatimi çekerdi orta okulda ise Roman ve Öykü kitapları. Her bir öğrenci uyenin kütüphane uyelik Kartı vardı ama günümüzdeki gibi dijital değil. Kütüphaneci teyze aldığımız kitapları titizlikle yazardı , hem karta hem de kitabın arka kapağına. Bu sayede kitap kaç kez okunmuş diye kontrol edilirdi ve yıl sonu gerekli mercilere iletilirdi. Her kitaptan bir kaç tane olurdu, tek kalınca bir kitap asla o kitabı alamazdınız o orada kalmalıydı, kütüphanenin en ciddi kuralıydı. Ben daima orada olurdum, ya ders arası ya da okul sonrası. Her ay yeni kitaplar gelirdi, bende merak edip bakardım ilgimi çekiyorsa alırdım kitabı. Çok güzel kitaplar okudum, arada fırça da yerdim, "derslerini çalış, bırak o kitabı elinden", gibisinden. Bilmezlerdi ki ben ders arasında çoktan ödevlerimi yapmış bitirmiştim. Edebiyat dersinde arada kitap anlatın saati olurdu. Anlatınca herkes, "kitabı nerede buldum, okudun", diye sorardı. O zamanlar ev işlerine de yardım etmem beklenirdi bu yüzden gece okurdum kitapları eğer merak ettiysem aklıma takılıp kalmasın diye okurdum mutlaka. Bitse de bir kitap hikayenin devamını ruyamda görürdüm. Yazar bitirse de kitabı, benim bilincim hala bitiremiyordu. O zamanlar beni en çok çeken ve bana renkli ve eğlenceli gelen tek yer orasıydı, Kütüphane. Kokusu ve enerjisi bile başkaydı. Arada Teyzeye yardım ederdim kitapları alfabe sırasına göre ve yaş sınırına göre dizerdi bazen ben dalgınlıkla büyük yaş