Mor Sandıktaki Yazılar

Mor Sandıktaki Yazılar
Dağınık Piyano Klavyeleri ve Mor Sandıktaki Yazılar adlı kitapların yazarı ve aynı zamanda da okur
Okul öncesi öğretmeni
6 Aralık
140 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
BIR MOLA Bazen hayata mola verin, İşler bekleyebilir, Bulaşıklar kalmayacak, Çamaşırlar bir süre daha makinede kalırsa buruşmayacak. Yemeği ocağa koymak için acele etmeyin, yarım saat geç pişsin ne olacak Kahvenizi soğutmadan yudumlayın. Yudumlarken, hayatı değil hayallerinizi düşünün Biraz uzaklaşın hayatın gerçeklerinden. Evet onlar orada hep sizi bekleyecek Hayat akıp gidiyor, onunla birlikte birçok şey Boşverin, olan biteni, onlar siz müdahale etseniz de olacak, etmeseniz de. Bırakın, her şeyi anlamayı, önce kendinizi anlamaya çalışın. Sorularınız var, onların cevapları hep var. Yeter ki duymaya, okumaya hazır olun İnsanlara etiket yapıştırmaktan vazgeçin, çünkü siz o etiketin taa kendisisiniz...! Oturun hayata bir kahvelik mola verin, ardından bir fincan dolusu umut ve hayaliniz olsun...! A.Özgür
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·
Beğendi
ı #morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Karısını Şapka Sanan Adam Yazar Adı: Oliver Sacks Çeviri: Çiğdem Çalkılıç Sayfa Sayısı: 266 Kitap Türü: Yaşantı, Psikoloji, Edebiyat Kitap uzun zaman okunmayı beklediği için bu hafta sayfalarında beni misafir etti. Kitabı okurken, daha çok bir Noroloji doktorunun anıları olarak algıladım. Kitapta birçok farklı hastanın olduğunu, ve hepsinin de rahatsızlığı birbirinden farklı olduğunu okuyorsunuz ama yazar aralarındaki ortak noktaları bulup vakalar arasında bağlantı kuruyor. Kitap 4 bölümden ve toplamda 24 hikayeden oluşmakta. İnsan beyninin ne kadar çok araştırırsan araştır, her defasında birbirinden farklı bilgiler bulacaksınız. Bu da insanın ne kadar güçlü ve eşsiz olduğunu kanıtlamıyor mu? Bu yüzden belki de her insan kendine özel, her bir rahatsızlık kişiye özel. Konu hastalık olunca, bu yüzden kitapta birçok tıbbı terim yer almakta. Bazı hikayeleri okurken durup mola verip düşündüm, konuyu daha iyi idrak edebilme adına. Farklı bir kitap, daha önce okumadığım bir tarzı var. Dünyamızda hala şifa arayan birçok hasta ve hastalık var. Ama en önemli unsur, kişi hastalığıyla veda etmek istiyor mu? Sorusu olmalı, çünkü birçok insan hastalığını onun bir alışkanlığı olarak algılıyor Kitaptan bu kadar spoiler yeterli, kitaptan birkaç alıntı: - Gerçek yüzler yine gerçeğe en yakın şekilde sunulduğunda nasıl gördüğü araştırılmalıydı - Olağanüstü bir şekilde hem başarılı, hem de başarısız olmuştu. Hareket edebilmeyi başardığı halde varolmayı başaramıyordu. - "Özür" nörölöjinin gözde bir terimi - Mucize sadece olanak verdiğimizde gerçekleçmişti - Bir insanı anlamak istediğimizde onun hayat hikayesini ve onun gerçek en derin hikayesini dinlemek isteriz - Yaşantı veya davranış ikonik olarak organize edilmedikçe gerçekleşmez. - Bize sadece
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20196,4bin okunma

Mor Sandıktaki Yazılar

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.·
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Behiç Ak
8.9/10 · 1.244 okunma
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:35
Kitap Adı: Kendime Düşünceler Yazar: Marcus Aurelius Çeviri: Y. Emre Ceren Tür: Stoacı Yaşam Felsefesi Sayfa Sayısı: 133 #morsandıktakiyazılar Bu hafta Kendime Düşünceler adlı kitabı okudum. Ama bu yazıya “Kitap nasıldı?” diye başlamıyorum. Daha çok bana ne düşündürdü, ne hissettirdi sorusuyla başlamak istiyorum. Marcus Aurelius, iki bin yıl önce yaşamış bir Stoacı filozof. Ama yazdığı satırların hâlâ insanın zihnini bu kadar sarsabilmesi gerçekten şaşırtıcı. Kitap boyunca sürekli şunu fark ettim: Okuduğum her düşüncenin bir de diğer tarafı var. Görmek istemediğimiz, kaçtığımız ama varlığını inkâr edemediğimiz taraf. Kendime Düşünceler, bir öğüt kitabından çok, insanın kendisiyle yaptığı içsel bir konuşma gibi. Marcus Aurelius başkalarına seslenmiyor; kendini uyarıyor. Örneğin: “İnsan dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir.” Bu söz, sığınacak yerin dışarıda değil, kendi zihnimizde olduğunu hatırlatıyor. Kitap kısa ama durup düşünmek zorunda bırakıyor. Bazen Marcus Aurelius’un sesi o kadar sert ve net geliyor ki, zihnimde eli sopalı bir öğretmen gibi duruyor. Bu sertlik, zihnimde doğal olarak “güç + otorite + disiplin” çağrışımı yaratıyor. Marcus’un amacı erdem ve iç disiplin iken, çağrışımı çağdaş bir otoriter figüre bile götürebiliyor. Bu tepki tamamen psikolojik; kitabın kendisi suçlu değil. Marcus Aurelius, başkalarının ne yaptığına değil, insanın kim kalabildiğine odaklanıyor. Sahip olduklarına aşırı bağlanmamayı, kayıpları kabullenmeyi ve kontrol edemediklerini zorlamamayı öğütlüyor. “Başkaları ne yaparsa yapsın, benim iyi olmam gerekir.” Kader anlayışı bile bir teslimiyet değil; bir dirayet çağrısı gibi. Kitap beni rahatlatmadı, ama netleştirdi. Sindire sindire okunması gereken Kendime Düşünceler, insanın kendine söylemekten kaçındığı gerçekleri sakin
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma

Mor Sandıktaki Yazılar

, bir kitap okudu
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:35
·
2026 13. kitabı
Marcus Aurelius
8.2/10 · 28bin okunma