birdenbire yanınızdaki, her zaman var olacağına inandığınız kişi, ölümlülüğüyle ışıldamaya başlıyor, saydam ve kırılgan hale geliyor. hayatın ipliği, sonbahar güneşinde aniden görünür hale gelen örümcek ağları gibi parlıyor.
öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum -tüm bunların gerçekten olup bittiğinden emin olabilmek için. istemli ve istemsiz bellek birlikte çalışıyor ve anıların paslanmış çarkını harekete geçiriyor, net görülmeyen yerleri temizliyor veya uyduruyor. kabul etmeliyiz ki bu, vefat edene yönelik bir bellek çalışması olduğu kadar, kendimize de yöneliktir, benmerkezci, bir anlamda kendimizi kurtarmaya, birinin gidişinden sonra hayatta kalışımızı anlamlandırmaya yönelik bir uğraştır.